Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül defterini kapattı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül'ün adaylığının sorulması üzerine öyle bir durumun söz konusu olmadığını belirterek "Bunu da sizden duydum" dedi.

HM
Haber Merkezi Editör
YAYINLAMA
28 Aralık 2021 10:13
GÜNCELLEME
29 Aralık 2021 12:52
Kılıçdaroğlu, Abdullah Gül defterini kapattı
HM
Haber Merkezi Editör

Seçim yaklaşırken, partilerin Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri için aday çalışmaları devam ediyor.

Cumhur İttifakı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığına kesin gözle bakılırken, Millet İttifakı'nda bir çok isim konuşuluyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nın adayı olmak istediğini açıklamasına rağmen adaylık için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun isimleri de kulislerde geçiyor.

"Söz konusu değil"

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de Millet İttifakı'nın adayı olma ihtimali üzerinde durulurken, gazeteciler konuyu CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na sordu.

"Abdullah Gül yeniden mi gündemde?" sorusuna Kılıçdaroğlu, öyle bir durumun söz konusu olmadığını belirterek "Bunu da sizden duydum. Ne konuştuk, ne de telaffuz ettik. Devletin ne olduğunu bilen bir değil, binlerce insan var." diye cevap verdi.

"Belediye başkanlarımız dinleniyor"

Kılıçdaroğlu, tüm belediye başkanlarının dinlendiğini iddia ederken " Yerel yönetimlerde CHP'nin başarısını Erdoğan bir türlü sindiremedi. Belediye başkanının Milli İstihbarat Teşkilatı mı var? Ama onların yanında terör örgütleriyle kucaklaşan bir sürü adam var. Hazmedemedikleri için saldırıyorlar. İçişleri Bakanlığı müfettişleri görevlendirmiş. Geç kaldın kardeşim. Daha önce gönderseydin bari. Sadece o değil ki... Bizim bütün belediye başkanlarımızın telefonlarını dinliyorlar. Başkanlar için özel masalar kurdular, bütün alınan elemanlara bakıyorlar. Baksınlar. Eğer terör örgütüyle iltisaklı varsa ilgili kamu kuruluşu devlet geleneğinde uyarılır. İktidarda kalmak için söylemeyecekleri yalan, atmayacakları iftira yok." dedi.

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü;

İBB'ye kayyum atanma ihtimali

" İstanbul'u alırsak seçimlerde istediğimiz kadar rahat para harcarız" gibi bir anlayışları olabilir. Hangi gerekçeyle yapacaklar? Bunu yaptıkları takdirde, umarım yapmazlar, Türkiye'yi kimsenin rezil etme hakkı yoktur. (Açığa alındı raporu verilir mi?) Öyle bir müfettiş olacağını sanmıyorum.

Erdoğan, konuşmasının bütün bir saatini bana ayırmış. Bir saat konuşur ama 10 dakika cesaret edip televizyonda karşıma çıkamaz. Yüreğin varsa A-Haber duruyor orada, çık karşıma. Çıkamaz. İlk 10 dakikada dağıtırım onu ve tüm sinirlerini bozarım.

Dolar kurunda yaşananlar

"Dolardaki sert çıkış ve düşüşün topluma bir maliyeti oldu. İç güçlerin soygunu Erdoğan eliyle gerçekleştirildi. Grup başkanvekillerimiz bir araştırma önergesi verdi. İktidar, "Biz soygun yapmadık, CHP doğru söylemiyor" diyorsa bu önergeye "evet" demek zorunda. Erdoğan 22 Kasım'da kurdaki artışa, "Mandacı iktisatçıların reçetelerine itibar etmiyoruz" dedi. 3 Aralık'ta Çin modelini esas aldıklarını söyledi. Sonra "Ekonomik Kurtuluş Savaşı veriyoruz" dedi. Ama 13 Aralık'ta Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, "Dışarıdan bir saldırı yok" dedi. Orada şöyle dikkat çeken bir ifade var: "Millet dış güçlere odaklanmışken iç güçler tarafından soyulduk." Aynen öyle. Bu millet açıkça soyuldu."

" Şimdi kara kara düşünüyorlar"

"20 Aralık gecesi VakıfBank 1 milyar dolar bozdurduğunu açıkladı. Ama BDDK kayıtlarına bakıyorsunuz, kimse para bozdurmamış, tersine vatandaş döviz almış. 22 Aralık akşamına kadar VakıfBank 4.5 milyar dolar, Halkbank 3.6 milyar dolar, Ziraat Bankası 6.5 milyar dolar, Merkez Bankası arka kapısından da 4.5 milyar dolar, toplam 19.1 milyar dolar satış yapıldı. Erdoğan daha sonra "Nas neyi gerektiriyorsa onu yapacağım" dedi ama yapmadı. Türk Lirası'nı Amerikan Doları'na himmet etti. Bakan Nebati "Büyük finansörler bu işin nasıl döneceğini bilirler" dedi. Ama çarpılan kim oluyor? Küçük yatırımcılar. Şimdi kara kara düşünüyorlar. Bir iki gün içinde büyük bir soygun yapıldı ve Erdoğan'la arkadaşlarının talimatıyla gerçekleşti. Kurun yukarı çıkıp düşmesi Erdoğan'ın para kazanmasıyla alakalı. Saray çevresi belli kişilere olağanüstü avantajlarla Hazine'nin soyulmasını sağladı. Kazanan Erdoğan ve ailesi oldu."

"Aday açıklaması için henüz erken"

"Cumhurbaşkanı adayı konusunda bir görüşmemiz olmadı. Erken buluyoruz. Hukuk, anayasa, özgürlükler konusunda görüş birliği sağlandı. Ekonomi konusunda da sağlanmalı. Bileşenlerle konuşursak cumhurbaşkanı olacak kişinin devleti tanıması, bilmesi lazım. Biz popstar falan seçmeyeceğiz. Hem ittifakı bir arada tutacak hem de devletteki dönüşümü sağlayacak birisi olması lazım. (Aday kim olacak tartışması...) Bu konunun tartışılması hiç doğru değil. "Siz ister misiniz?" Onore bir görevdir. İttifak aday ol deyince "olmam" diyemezsiniz. Bunu sağa sola çekmenin bir mantığı yok. Gazeteci arkadaşlar yorum yazıyor, ben de bazen tebessüm ederek okuyorum."

TÜİK'e yanıt

"(TÜİK Başkanı Sait Erdal Dinçer'in, Kılıçdaroğlu'na randevu vermemesi ile ilgili, "Kurumu siyasi tartışmaların bir parçası haline getirmek istemedim" demesi...) Kendi internet sitesini okumamış mı bu adam? Orada randevu almadan gelebilirsiniz diyor. Kendi sitesiyle çelişen bir adam TÜİK'i yönetir mi? Onun tek rolü Saray'dan aldığı talimatın gereğini yapmak. Gerçek rakamları açıklamıyorlar. Korkmalarından, utançlarından bu."

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.