AK Parti Sözcüsü Çelik (Floyd) Protesto hak, ama şiddet değil Formül önce toparlanma sonra atılım Provokasyonlara geçit vermeyeceğiz

HM
Haber Merkezi Editör
YAYINLAMA
04 Haziran 2020 01:05
AK Parti Sözcüsü Çelik (Floyd) Protesto hak, ama şiddet değil Formül önce toparlanma sonra atılım Provokasyonlara geçit vermeyeceğiz
HM
Haber Merkezi Editör

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısı sonrası Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "ABD halkının başlattığı gösterilerde dile getirilen eşitlik talebini, ırkçılığa karşı sergilenen protestoları, Amerikan demokrasisinin ve toplumunun geleceği açısından sağlıklı buluyoruz." dedi.

Çelik, partisinin genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

Yaklaşık 70 günün ardından yüz yüze bir toplantı yaptıklarını ifade eden Ömer Çelik, terörle mücadelede canlarını feda eden şehitlere ve koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı, hastalara da şifa diledi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. ( Güven Yılmaz - Anadolu Ajansı )

AK Parti Sözcüsü Çelik, Kovid-19 tedbirleri nedeniyle yapılamayan kongre sürecinin nasıl ilerleyeceği ve teşkilat çalışmalarının ele alındığını belirtti.

Çelik, "Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu'nda yapılacak değişiklikler Türk siyasetinde güçlü bir şekilde konuşuluyor. MYK bunu da değerlendirmeye almıştır. TBMM'de çeşitli teklifler söz konusu. Bu konuda da AK Parti TBMM grup başkanımız ve grup başkanvekillerimiz bilgilendirme gerçekleştiriyor. Kapsamlı bir MYK toplantısı oluyor, detaylı sunumlar yapılıyor." diye konuştu.

“(Nefes alamıyorum) eşitlik, adalet, özgürlük sloganına dönüştü”

Ömer Çelik, dünya gündeminin ABD'li siyahi George Floyd'un öldürülmesiyle ortaya çıkan "nefes alamıyorum" protestolarına odaklandığını anımsattı.

Çelik, Floyd’un “nefes alamıyorum” sözlerinin, insani bir hayat, eşitlik, adalet, özgürlük sloganına dönüştüğüne işaret etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen TÜBA - TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni'ne katıldı. ( Murat Kula - Anadolu Ajansı )

Erdoğan'dan Floyd'un ailesine başsağlığı

Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da, Floyd'un ailesine ve Amerikan halkına başsağlığı dileklerini ilettiğini dile getirdi.

"Siyasetimizin, anlayışımızın temeli her türlü ırk, renk, din, dil ayrımı karşısında bu ayrımcılığa karşı olmaktır." diyen Çelik,  "ABD halkının başlattığı gösterilerde dile getirilen eşitlik talebini, ırkçılığa karşı sergilenen protestoları, Amerikan demokrasisinin ve toplumunun geleceği açısından sağlıklı buluyoruz." Şeklinde konuştu. AK Parti Sözcüsü Çelik, protestolar esnasında TRT World ekibine yapılan saldırıyı da kınadı ve TRT ailesine geçmiş olsun dileklerini iletti. 

WASHINGTON, DC - JANUARY 21: Peaceful protestors march during the Women's March On Washington on January 21, 2017 in Washington, DC. (Photo by Mike Coppola/Getty Images)

"Barışçıl protestolar bir hak"

Her protesto gösterisinde, toplumsal olayda birtakım terör grupları, yağmacı gruplar ve şiddet gruplarının ortaya çıktığını vurgulayan Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"Herhangi bir şekilde meşru protestoları şiddete, yağmaya dönüştürmeye çalışan, ABD'deki kamu düzenini yıkıcı bir etki ile karşı karşıya bırakmaya çalışan bütün bu gruplara karşıyız. Barışçıl protestoların bir hak olduğunu ve bunun 'nefes alamıyorum' sloganıyla eşitlik, adalet ve özgürlük talep etmesini son derece meşru buluyoruz. Bir değişim gerçekleşmesi gerektiğini, ırkçı şiddete karşı bir tutum alınması gerektiğini ifade ediyoruz ama kamu düzenini bozacak şekilde insanların evlerini, iş yerlerini yağmalayanlar, şiddet uygulayanlar, meşru protesto hakkını bir şiddet hakkına dönüştürmeye çalışanlara da tamamen karşı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Umarız ki bu şahısların hem bu eylemleri engellenir hem de bunların esasında kamu düzenini tehdit ettiği gibi bu eylemlerin barışçıl doğasına verdikleri zararın da altının çizilmesi gerekir. Üstelik bunlar öldürülen George Floyd'un hatırasına da saygısızlıktır."

İsrail'de bir gazetede ABD'de de yaşanan olayların arkasında Türkiye, İran, Çin ve Rusya'nın olduğuna dair yapılan haberlere ilişkin Çelik, "Tamamen yalan, tamamen provokatif “ ifadelerini kullandı.

“Provokasyonlara hiçbir şekilde geçit vermeyeceğiz”

Çelik, son günlerde yaşanan provokasyonları değerlendirirken, anında müdahale ederek bunları boşa çıkaran emniyet teşkilatına teşekkür etti. Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Memleketimizin geleceği bu provokasyonları anında bertaraf etmekle doğrudan orantılıdır. Türkiye'de provokasyon mevsimi kapalıdır. Geçmişte Türkiye'de bu provokasyonları yaparak çok sonuç aldılar. Toplumu böldüler, siyasi reformları engellediler ve siyasi iktidarları zaafa uğrattılar, bunların hepsi adrese teslim unsurlardır, bunların maşaları değişir arkasındaki odaklar ve zihniyet değişmez. Türkiye bunları tanımıştır, bunların adını koymuştur. Bu provokasyonlara hiçbir şekilde geçit vermeyeceğiz. Camileri, kiliseleri, havraları, dernekleri, vatandaşımızı hedef alan ve özellikle kadınlara dönük şiddet dili kullanan kim olursa olsun bunun karşısındayız. Türkiye'de herkes birinci sınıf vatandaştır, Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş yoktur. Hiç kimse kafasında 'birinci sınıf ve ikinci sınıf vatandaş' kategorisiyle hareket etmesin. Bu topraklar isteyenin kafasına göre operasyon çekeceği dönemleri çoktan geride bırakmıştır."

"Aile kavramının siyaset konusu yapılması ahlaksızlıktır"

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a karşı yapılan eleştirilere de değinen Ömer Çelik, şunları kaydetti:

"Bu aile konusunu siyaset yapmak bütün partilerin tabanındaki değerli vatandaşlarımız tarafından ahlak dışı bir tutum olarak kabul edilir. Defalarca uyarmamıza rağmen bakın haftalar boyu 'bunu yapmayın bu doğru değil' dememize rağmen ısrarla CHP sözcüleri tarafından ihlal edilmektedir. Bir de 'sosyete damat' diye bir şey uydurmuşlar çirkin bir şekilde. Benim bildiğim Sayın Bakanımızın babası Sadık Albayrak statüko sosyetesine karşı mücadele eden birisiydi. Statüko sosyetesinin mensupları Anadolu'nun içinden gelmiş bir aileye 'sosyete' diyerek saldırmaya çalışıyor. Sayın Sadık Albayrak'ın yaşadığı hayat ve yazdığı kitaplar ortadadır. Anadolu'nun haklarını ve insanının haklarını korumak için statüko sosyetesine karşı mücadele etmiştir, bunun için hapis yatmıştır ve bedel ödemiştir. Bir kez daha söylüyorum, bu kullandığınız kavramlar çirkin kavramlar. Bu kim için kullanılırsa kullanılsın. Sonra dönüyor bakıyorlar insanlar merak ediyor siz bu kadar aile işlerine meraklı olduğu zaman sizin durumunuz nedir diye? Bakıyorsun ki hakikaten Türkiye'de belirli bir siyasi dönemi defalarca kapatmış, orada tekelci bir hakimiyet kurmuş grupların temsilcisi olan kişiler aynı şeyleri söylüyorlar. Hala Anadolu'dan gelen insanları hazmedemeyen kendi statükocu sosyetesinin kendisine ayna tutması gerekirken başkalarına aynı kavramlarla şuçlayan bir şey var. Burada Türkiye'de bir oligarşi oluşmuşsa, oligarşik bir siyaset modeli, oligarşik bir ekonomik model oluşmuşsa bunun altında imzası olanlar bugün aile kavramları üzerinden 'sosyete' vesaire gibi kavramlar kullanıyorlar. Statüko sosyetesinin kendisine ait olan kavramları başkası için kullanmaması gerekir. Aile kavramını kim, hangi şekilde ve hangi sebeple siyaset konusu yapıyorsa yaptığı ahlaksızlıktır."

Ekonomi yönetimine saldıranların, ortaya ekonomik bir argüman koymadığını, ya aile değerlerine saldırdıklarını ya da bazı köşe yazarlarının yazılarını alt alta koyup tekrar tekrar okuduklarını ifade eden Çelik, "O zaman milli gelirin neredeyse yüzde 20'sini faize ödeyen Türkiye, bugün sadece yüzde 2,3 oranında bu rakamla karşı karşıyadır. Kaldı ki bu yüzde 2,3'ün de içinde o dönemden kalan hasarların giderilmesi söz konusudur." diye konuştu.

Businessman Put Coin To Highest Stack Of Coins

“Formülümüz şudur, önce toparlanma, sonra atılım.”

Faizlerin nisanda tek haneli rakamlara gerilediğini anımsatan Çelik, Türkiye'nin uzun yıllar sonra ilk kez bütçesini faiz ödemelerine değil, yatırım ve sosyal harcamalara ayırmaya başladığını söyledi. Çelik, iddiada bulunanların geçmişte yönetim erki elindeyken ne yaptığıyla yüzleşmesi gerektiğini dile getirdi.

Çelik, koronavirüs salgınının yıkıcı etkilerine karşı Türkiye'de ciddi ekonomik desteklerin ortaya konulduğunu belirterek, "Bu süreçte atılan adımların toplam tutarı 260 milyar liraya ulaşmıştır. Atılan adımların ekonomik büyüklüğü, çarpan etkisi ile 600 milyar lirayı aşmıştır." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bu tablo içerisinde OECD ülkeleri, Avrupa Birliği ve G20 içerisinde pozitif ayrışarak yılın ilk çeyreğini yüzde 4,5 büyüme ile kapattığını ifade eden Çelik, "Dünya 1-2 yıl sonrası için çok olumlu konuşamıyor ama inşallah biz bu tedbirlerle esnafımızın, işçimizin, vatandaşımızın, girişimcimizin yanında olmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu.

Yeni finansman paketleri açıklandığını anımsatan Çelik, "Biz bugünü planladığımız gibi, dün bu destekleri verdiğimiz gibi bundan sonrasında da vereceğiz. Formülümüz şudur, önce toparlanma, sonra atılım. Bununla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanımız peyderpey bu destekleri açıklamaya devam edecek." dedi.

"Herkesin dini duygularına hürmet ederiz"

Fetih kutlamalarına değinen ve İstanbul'un fethinin bu yıl son derece görkemli bir şekilde kutlandığına dikkati çeken Çelik, Ayasofya'da Kur'an tilaveti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fetih Suresi'nin anlamını açıklayan konuşmasının büyük yankı bulduğunu aktardı.

 Çelik, "Nedense Yunanistan Dışişleri Bakanlığı bundan rahatsız olduğunu ifade ediyor. Hristiyanların dini duygularına hakaret olduğunu söylüyor. Biz hiçbir Hristiyan’ın dini duygusuna asla hakaret etmeyiz. Biz herkesin dini duygularına hürmet ederiz, saygı duyarız. İslam düşmanlığı, ırkçılık sizin coğrafyalarınızda var ama Hristiyan düşmanlığı, Yahudi düşmanlığı ya da göçmen düşmanlığı gibi kavramlar bizim inançlarımıza da siyaset felsefemize de aykırı." değerlendirmesinde bulundu.

Dini temelde bir düşmanlık taşımalarının söz konusu olmadığına değinen Çelik, şöyle konuştu:

"Ama tüm Avrupa'da minarelerinden ezan sesini yasaklayan tek devlet Yunanistan'dır. Başkentinde cami olmayan tek Avrupa Birliği Devleti Yunanistan'dır. Ayrıca maalesef utanmadan korona günlerinde yüzyıllardır ezanın susmadığı Batı Trakya'da ezanı susturmaya çalışmışlardır. Bu ırkçılıkla bu İslam düşmanlığıyla yüzleşecekleri yerde Yunanistan'ın bu konulara girmesi, doğrusunu söylemek gerekirse akıl tutulmasından başka bir şey değildir."

Turkish military vehicles, part of a US military convoy, take part in joint patrol in the Syrian village of al-Hashisha on the outskirts of Tal Abyad town along the border with Turkey, on October 4, 2019. - The United States and Turkey began joint patrols in northeastern Syria aimed at easing tensions between Ankara and US-backed Kurdish forces. (Photo by Delil SOULEIMAN / AFP)

“Libya’da Türkiye büyük bir misyon üretti”

Çelik, Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac hükümetinin yeni başarılara imza attığını, darbeci Hafter'in Serrac hükümetine karşı yaptığı provokasyonlar ve katliam girişimlerinin engellenmesi konusunda Türkiye'nin büyük bir misyon ürettiğini vurguladı.

Hafter'e bağlı güçlerin hastanelere ve sivillere yönelik saldırılarının savaş suçu niteliğinde olduğu ve faillerinin adalet önüne çıkarılması gerektiğinin Birleşmiş Milletler özel temsilcisi tarafından da ifade edildiğini aktaran Çelik, Uluslararası toplumun meşru Serrac hükümetinin yanında yer alması gerektiğine işaret etti.

Bir CHP Milletvekilinin "Serrac'ın radikal, Hafter'in daha ılımlı" olduğunu söyleme gafletinde bulunduğunu hatırlatan Çelik, "Bu bilgileri nereden alıyorlar bilmiyoruz, çünkü Libya'nın içinde bile yakın zamana kadar Hafter'i destekleyenler bile Serrac hükümetinin tarafına geçiyor." dedi.

“Batı Şeria'nın İsrail yönetimince ilhakı konusunu şiddetle reddediyoruz”

Filistin'de yaşananlara değinen Çelik, şu bilgileri verdi:

"Batı Şeria'nın İsrail yönetimince ilhakı konusunu şiddetle reddediyoruz, bütün dünyayı bir kere daha uyarıyoruz. Amerika Birleşik Devletleri'nde çeşitli senatörlerin İsrail'i bunu yapmaması konusunda uyarmasına dikkat çekiyoruz, bunu olumlu buluyoruz. Müzakere masası dışında defakto olarak bunun yapılması demek, iki devletli çözümün berhava edilmesi, havaya uçurulması demektir. Bu Orta Doğu'ya barış getirmez. Filistin meselesi sadece Orta Doğu'nun değil dünyadaki bütün meselelerin temelidir. Dolayısıyla Filistin halkına dönük olarak atılacak bu son adım bütün bu adımların toplamından daha vahşi bir adımdır. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu adıma karşı seslerin yükselmesinden memnuniyet duyuyoruz. Bütün dünyanın bu sesi topyekün şekilde yürütmesi lazım."

BM’ye Myanmar uyarısı

Geçmişte Ruanda'da, Srebrenitsa'da, Filistin'de, Suriye'de ve daha pek çok yerde işlenen soykırımlar karşısında sessiz ve etkisiz kalan BM'nin Myanmar'da aynı duruma düşmemesi gerektiğini vurgulayan Çelik, Rohingya Müslümanlarının bir soykırımla karşı karşıya olduklarını söyledi. Çelik, Uluslararası Adalet Mahkemesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde kasımda görülmeye başlanan davaları yakın şekilde takip edeceklerini bildirdi.

"ABD'nin Açık Semalar Antlaşması'ndan çekilmesi endişe verici"

 ABD’nin Açık Semalar Antlaşması'ndan çekilmesini Avrupa Atlantik güvenlik mimarisinde gedik açılması olarak niteleyen  Çelik, “Bunun zaafa uğratılması bakımından çok yanlıştır. Karşı karşıya kaldığımız küresel meydan okumalar karşısında Türkiye olarak bu antlaşmaya ehemmiyet atfediyoruz." dedi.

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.