Talip Küçükcan: Türkiye yeni bir sayfa açıyor

Prof. ​Dr. Talip Küçükcan, Ankara Masası özel yayınında Türkiye-Katar ilişkilerini ve Afrika açılımını değerlendirdi.
Murat Saltan
|
08 Ekim 2020, Perşembe - 21:38
Talip Küçükcan: Türkiye yeni bir sayfa açıyor

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Talip Küçükcan, Ankara Masası özel yayınında Gökhan Gökyıldırım'ın soruları yanıtladı.

Talip Küçükcan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Katar ve Kuveyt ziyaretini değerlendirirken bölgedeki dengelere dikkat çekti.

Körfez'de tek başına bırakılmak istenen Katar'ın Türkiye'nin hamleleriyle güçlendiğini belirten Küçükcan, bunun kazananın hem Türkiye hem Katar olduğunu söyledi.

"Türkiye ile Afrika arasında özel bir ilişki başladı"

Konuşmasında "Türkiye yeni bir sayfa açıyor" sözleriyle Türkiye'nin Afrika açılımına da değinen Küçükcan " Niçin Afrika'dayız, Afrika'dan ne bekliyoruz diye. O yazıyı ben tekrar hatırlatmak isterim. Bu vesileyle tekrar baktım ben Ibrahim Bey'in yazdıklarını Evet, Türkiye orada bugün. Çünkü Türkiye yeni bir sayfa açıyor. Afrika'nın tarihinde sömürgecilik döneminin kalıntılarını ortadan kaldırmaya, yoksulluğu, çatışmaları, eşitsizlikleri ve sömürüye son vermek için Türkiye elinden geleni yapıyor, o nedenle Türkiye ile Afrika arasında özel bir ilişki başladı. Bakın yine rakamlarla konuşalım. İşte burada mesela devreye girmesi lazım muhalefetin ve yeni çağrılarda bulunması lazım.  2002 yılında Türkiye'nin Afrika'da sadece 12 büyükelçiliği var. Afrika'da 54 tane ülke var, tanınmış 54 ülke var. Bunun sadece 12’sinde Türkiye'nin büyükelçiliği var.

Bu sizin verdiğiniz önemi gösteriyor aslında. Yani 54 ülkeden sadece 12’sinde büyükelçilik açarak aslında şöyle demişsiniz ya nasılsa dünya orayı ihmal etmiş bizde bakmasak da olur demişsiniz ama mevcut iktidar hatırladığı bir şeyi paylaşayım sizinde milletvekili olduğunuz dönemi hatırlıyorum ben,  Sayın Uşak Milletvekili Doktor Alim Tunç, Uşakta çok önemli büyükelçileri ağırlamıştı Afrika da ki hemen hemen tüm büyükelçileri davet etmişti öyle bir etkinlik hatırlıyorum. Çok ciddi katkılar sağlamıştı O etkinlik, hatırlarsanız elbette bakın bu ilişkilerin zaten başındaki şef, orkestranın başındaki şefler büyük elçilerdir. Yani ticaretin güvenliğinin, kamu diplomasinin ve çeşitli alanlardaki yatırımların olabilmesi için Büyükelçilerin olması lazım. Ya Türkiye'nin bayrağının bir yerde dalgalanması lazım. 1 resmi bir muhatap olması lazım." diye konuştu.

Prof. Dr. Talip Küçükcan Ankara Masası özel yayınında şunları söyledi;

Türkiye-Katar ilişkileri

2002’den bu yana geçen süreye baktığımız zaman şimdi tabii dış politikada etkili olabilmeniz için bir takım araçları kullanmanız gerekiyor. Bunlardan birincisi mümkün olduğunca ittifaklarımızı artırmak.

İttifak yaptınız ülkeleri artırmak, varolan ittifaklar da genişletmek ve konsolide etmek. Şimdi tabii Türkiye'nin Körfez Bölgesi ile olan ilişkilerin çok eskiye dayanmakla beraber daha çok aslında AK Parti iktidarları döneminde daha fazla biliyorsunuz  çerçeve kazandı, güçlendi, derinlik kazandı.

Bunu da tabii liderler üzerindeki etkileşimin ve iletişimin çok önemli rolü var. Sayın Erdoğan'ın bölgedeki liderlerle olan yakın iletişimi Türkiye’ye yeni pencereler ve kapılar açtı. Katar'la olan işlerinin çok daha özel bir düzey kazandı.

Çünkü Körfez ülkelerinin bir kısmı Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Türkiye aleyhine bir takım faaliyetlerde bulunuyorlar. Ayrıca Katar'ı da izole etmeye çalışıyorlar biliyorsunuz.

Yani Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, bu işte Katar'ın izole edilmesi ve ona bağlı olarak Katar'la ilgili ilişkilerin askıya alınmasından dolayı Katar aslında çok ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldı. İşte bu noktada Türkiye, Katar'ın yanında olarak olaya biraz da hayat öpücüğü vermiş oldu.

Tabii şimdi Türkiye’nin gerek soft power, gerekse hard power, hem yumuşak gücü hem sert gücü itibarla bakıldığında bölgede bir karşılığı bir karşılaştırabileceğiniz başka bir şey yok zaten.

Türkiye ağırlığını böylece Katar'dan yana koydu. 2017 de orada bir askeri güç açtık ve Katar şuanda sırtını çok sağlam bir yere dayamış durumda kendi güvenliği açısından.

Elbette Türkiye açısından da çok önemli kazanımlar bu, bir kere Türkiye sadece Katar'da değil, başka yerlerde de belki ona geleceğiz zaman içerisinde konuşmada,  farklı ülkelerde bir takım askeri yatırımlar yapmaya başladı, bu Katar Türkiye'nin Körfez'de bulunması açısından önemli. Çünkü Körfez'e baktığımız zaman burası bir enerji merkezi olduğunu biliyoruz. Buradaki enerji arzının ve talebinin dünya açısından çok önemli olduğunu biliyoruz ve dünyada aslında herkesin gözü burada.

Bu bakımdan Türkiye-Katar ilişkileri önemli tabii. Türkiye'nin kazanımları neler diye sorduğumuzda bir aslında Türkiye'nin kendi sınırları dışarısında bir yerde askeri üssünün bulunması son derece önemli güvenlik açısından.

Çünkü artık dış politika ve güvenlik meselesi sadece kendi sınırlarınız da halledebileceğiniz bir mesele olmaktan çok öteye gitti. Bunun örneği Irak ve Suriye'deki gelişmeler, oradaki iç çatışmaları nasıl Türkiye etkiliyorsa. Bölgesel bir takım çalışmalarında Türkiye'yi etkileyebileceğini görmemiz lazım; iki Türkiye ve ekonomik olarak da ilişkilerini bu bölgede güçlendirdi. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ilk ayağı biliyorsunuz ki; ziyaretinin Kuvveyt’ti.

Türkiye çok yakın ve dostane ilişkileri var. Işte bir önceki Kuveyt Emiri'nin vefat etmesi dolasıyla oraya bir taziye ziyaretinde bulundu ve bölge meseleleri orada konuşuldu.

Ama Katar'la ilişkilerimiz çok daha ileri düzeyde ekonomik ilişkilerden siz bahsettiniz. Yani ekonomik potansiyel olarak Türkiye-Katar ilişkileri yaklaşık 20 milyar dolarlık bir hedef belirlenmiş durumda.

Bu Türkiye ekonomisi için de tabii ki önemli bir rakamı ifade etmek lazım. Yani dış politikada bir taraftan karşı ülkeye çıkarlar sağlanıyor ama diğer tarafında siz kendi çıkarlarımızı garanti altına alıyorsunuz.

Bu iki ülke arasındaki tabii ilişkilerde liderlerin kimyalarını uyuşması da son derece önemli. Yani gerek Katar Emiri, gerekse Sayın Cumhurbaşkanı’nın bireysel olarak ilişkileri sağlam zeminler üzerine oturuyor.

Burada tabii özellikle jeopolitik açıdan bakıldığında Katar'ın çok kazançlı çıktığını söylememiz lazım. Yani Türkiye'de mukayeseleri söylemiyorum.

Türkiye kazançlı çıkıyor ama Katar bu dönemdeki yalnızlığını giderecek çok güçlü bir dost buldu.

Bundan aldığı güçle boyun eğmedi. Mesela Körfez ülkelerine, Arap Birliğine boyun eğmedi dolayısıyla da bağımsız dış politikasını sürdürmeye devam etti. Bu büyük oranda Türkiye'nin asıl sağladığı görüş şemsiyesiyle ve Türkiye'nin çok farklı platformlarda Katar’ı savunmasıyla ilintili. Bunun altını kalın kalın çizmekte yarar var.

Afrika açılımı

Prof. Dr. Talip Küçükcan; Afrika açılımına yönelik de şunları söyledi:

Önce Afrika neresi diye bir soru soralım, bunun cevabını bulmaya çalışalım.

Afrika Dünyanın en büyük ikinci kıtası Asya 1, Afrika 2 Aynı zamanda dünyanın en kalabalık kıtalarının bir tanesi. 1.3 milyar nüfusuyla çok büyük bir potansiyel var karşımızda. Afrika'yı özellikli kılan bir başka unsur da şu: Dünyadaki yaş ortalamasına baktığımızda dünya ortalaması 30. Afrika'da yaş ortalaması kaç biliyor musunuz?

Gökhan Bey 20. Dünyanın en genç nüfusu Afrika'da en genç ve potansiyel olarak en üretken ve ileride tabii ki ekonomik durumları gelişirse tüketici kitle, bir başka özelliği, Afrika'nın doğal zenginlikleri, doğal kaynakları şimdiye kadar sömürülmüş Batılı sömürge ülkeleri tarafından talan edilmiş veya yarı çıplak bırakılmış.

Yani ortalama gelir düzeyine baktığımızda bin bin dolar 1200 dolar civarında. Yoksullukla, savaşlarla perişan halde olan 1.3 milyar nüfusu bir kıtadan bahsediyoruz elbet.

Hepsi aynı düzeyde değil ama büyük oranda bu manzara iyi değil. Bundan 2015 yılında yanılmıyorsam şimdi Cumhurbaşkanlığı sözcüsü olan Sayın Kalın'ın bir yazısı var.

Niçin Afrika'dayız, Afrika'dan ne bekliyoruz diye. O yazıyı ben tekrar hatırlatmak isterim. Bu vesileyle tekrar baktım ben Ibrahim Bey'in yazdıklarını Evet, Türkiye orada bugün. Çünkü Türkiye yeni bir sayfa açıyor. Afrika'nın tarihinde sömürgecilik döneminin kalıntılarını ortadan kaldırmaya, yoksulluğu, çatışmaları, eşitsizlikleri ve sömürüye son vermek için Türkiye elinden geleni yapıyor, o nedenle Türkiye ile Afrika arasında özel bir ilişki başladı. Bakın yine rakamlarla konuşalım.

İşte burada mesela devreye girmesi lazım, Muhalefetin ve yeni çağrılarda bulunması lazım.  2002 yılında Türkiye'nin Afrika'da sadece 12 büyükelçiliği var. Afrika'da 54 tane ülke var, tanınmış 54 ülke var. Bunun sadece 12’sinde Türkiye'nin büyükelçiliği var.

Bu sizin verdiğiniz önemi gösteriyor aslında. Yani 54 ülkeden sadece 12’sinde büyükelçilik açarak aslında şöyle demişsiniz ya nasılsa dünya orayı ihmal etmiş bizde bakmasak da olur demişsiniz ama mevcut iktidar hatırladığı bir şeyi paylaşayım sizinde milletvekili olduğunuz dönemi hatırlıyorum ben,  Sayın Uşak Milletvekili Doktor Alim Tunç, Uşakta çok önemli büyükelçileri ağırlamıştı Afrika da ki hemen hemen tüm büyükelçileri davet etmişti öyle bir etkinlik hatırlıyorum. Çok ciddi katkılar sağlamıştı O etkinlik, hatırlarsanız elbette bakın bu ilişkilerin zaten başındaki şef, orkestranın başındaki şefler büyük elçilerdir. Yani ticaretin güvenliğinin, kamu diplomasinin ve çeşitli alanlardaki yatırımların olabilmesi için Büyükelçilerin olması lazım. Ya Türkiye'nin bayrağının bir yerde dalgalanması lazım. 1 resmi bir muhatap olması lazım.

Yani 12 ülkenin dışında Türkiye'yi muhatap alacak hiçbir ülke yok. Bakın bugün gelindiğinde tam 42 ülkede Türkiye'nin büyükelçiliği var. Nereden nereye bu bize şunu gösteriyor. Türkiye'nin Afrika'ya verdiği önemi gösteriyor ve Türkiye'nin hedefi Dışişleri Bakanlığımızın da bu konuda çok ciddi gayretleri var. Sayın Çavuşoğlu’nun çalışmalarını takdir etmek gerekiyor. 54 ülkenin 54 de Büyükelçilik açmaya çalışıyor Türkiye bu çok önemli.

Yani gerek Afrika'dan Türkiye yatırımcıları çekmek, gerekse Afrika'da yeni işte basit zor potansiyelleri keşfedip Türk iş adamlarının bir şekilde oralarda bulunması son derece önemli ve bugün Türkiye ile Afrika arasındaki ilişkileri artık stratejik bir ortaklığa dönüştü sadece.

Hani Afrika Açılım'dan bahsetmiyoruz, geçmişte Afrika açılımı başlatıldığı 98 de 2 bin'li yıllarda onu da takdir etmek lazım. Yani hangi dönemde iyi iş yapıldıysa onu takdir etmek lazım. Dış politikasına bakıldığında ama Afrika'nın büyük oranda ihmal edildiğinde burada tespit etmemiz lazım ve Afrika'yı yeniden keşfediyor Türkiye şu anda dediğimiz gibi yani Türk Hava Yolları bu pandemi öncesinde onlarca şehir uçmaya başladı. TIKA, Türkiye Maarif Vakfı, YTB bunlar Afrika'da çok ciddi yasal varlık gösteriyorlar. Bu gün bizim bu 1.3 milyar nüfusu yeniden aslında Türkiyeye bağlama, canlandırma. Türkiye ilgili orada insanların fikir egzersizi yapmasını sağlıyoruz.

Bu bakımdan Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu alanda yaptığı yatırımları da önemsiyorum. Mesela Türkiye ile Afrika arasında liderler zirvesi yapılıyor. 2 defa yapıldı. Bu üçüncüsü 2021-de yine Sayın Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde Türkiye'de yapılacak. Yani biz Afrika'yı Türkiye'de ağırlayarak aslında çok önemli bir mesaj veriyoruz.

O bakımdan dış politikayı Türkiye zincirlerini kırdı ve kopardı Aslında ve dış politikada çok önemli noktalara gelindi. Işte bu nedenle dış politikada atılan çok aktif kapsamlı, iddialı, öyle söyleyelim adımlardan dolayı zaten bazı ülkeler ile Türkiye'nin arası gerginleştiği açıldığı Türkiye düşmanca bir takım tavırlarla karşılaşıyor. Başka ülkelerde bunlar arasında Libya saymak mümkün, Doğu Akdeniz'i saymak mümkün işte Suriye, Irak.

Bütün bu ülkelerle ilişkilerimize baktığımızda bunun temel nedeni az önce bahsettiğimiz rakamlar, Rakamlar bize açık ve net bir şekilde gösteriyor ki Türkiye nereden nereye geldi. Dış politikada ve tabii dış politikayı sadece hükumet unsurları ile yürütmüyoruz. Bunu da ifade edelim yani özel sektörümüzü ihmal etmeyelim.

Özel sektörümüz bizim inanılmaz. Girişimci yeter ki Türkiye biraz ön açsın. Yeter ki Türkiye'de siyaset dış politikaya destek anlamında birazcık özel sektörü teşvik etsin. Etti de biliyorsunuz yani Türkiye'nin markalarını yurtdışına taşımak isteyenlerin önü açık. Şu anda oradaki tuttukları yerlerin kiralarını çalışanların bir kısmının masraflarını vergiden düşme gibi. Türkiye inanılmaz Türk Markasını yurt dışına götürmek isteyen şirketlere yardım ediyor. Bu dış politika açısından önemli kamu diplomasisi açısından önemli.

https://www.ankaramasasi.com/haber/232951/talip-kucukcan-turkiye-yeni-bir-sayfa-aciyor
İlginizi Çekebilir

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.