Eray Güçlüer: Ayaklanmalar Kafkaslar'a sıçradı

Öğretim Üyesi Eray Güçlüer, Ortadoğu'da başlayan ayaklanmaların Kafkaslar'a sıçradığını söylerken, asıl hedefin Çin olduğunu belirtti.
Murat Saltan
|
12 Ekim 2020, Pazartesi - 20:44
Eray Güçlüer: Ayaklanmalar Kafkaslar'a sıçradı

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Eray Güçlüer, Ankara Masası özel yayınında Gökhan Gökyıldırım’ın sorularını yanıtladı.

Güçlüer, Azerbaycan-Ermenistan çatışmalarını değerlendirirken Ortadoğu’daki hareketlenmenin Kafkalar’a sıçradığını söyledi.

Asıl hedefin Çin olduğunu belirten Güçlüer, ayaklanmaların ilk ayağının İran, ikinci ayağının Kafkaslar olduğunu ifade etti.

" A, B, C, D planlarımızın hazır olması lazım"

Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, belki Tacikistan Tatari gibi yerlerde de hareketlenmelerin olabileceğinin altını çizen Güçlüer “ 2 yıl, 3 yıl öncede söyledik hani o elinde sonunda Ortadoğu'daki hareketlenme çatışma, yangın Kafkaslar’a sıçrayabilir. Kafkaslar'a sıçrarsa Rusya ana karasına sıçrar diye ifade etmiştik. Ama neticede bu işin asıl sebebi nihai hedefi Çin’e olan operasyonel süreçler. Yani bunun ilk ayağı İran gibi görünüyor ikinci ayağı işte Kafkaslar'daki diğer ülkeler gibi görünür muhtemelen…  Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan, belki Tacikistan Tatari gibi şeyler de olabilir. Zaten Afganistan hemen daha güneyde hareketli bir boşluk alanı oluşturuyor. Hindistan'da biliyorsunuz Çin’in gerilimi var. Yani Hindistan'ı da bu Kafkaslar’ın güneyine eklemek lazım. Ta bu başladı sosyal hareketler tsunami gibidir ya da kovan dişlisi gibidir. Hareket etmesi zordur ama hareket ettikten sonra durdurması daha zordur. Maalesef bu hareketlenmeler görüyoruz. Bizim işte Türkiye olarak bunları çok iyi analiz edip A, B, C, D planlarımızın elimizde hazır olması lazım. Yani yarın bir gün Türkiye'nin burada ne işi var Türkiye niye demesinler. Çünkü hakikaten küresel bir oyun oynanıyor ve bu sarsıntılar doğal olarak biz de doğrudan etkileyecek gibi görünüyor. Buna karşı hazırlıklı olmamız lazım.” diye konuştu.

"10 saat baskı tehdit"

Rusya’nın Azerbaycan-Ermenistan çatışmasına dahil olmasının Ermenistan işine yaradığının altını çizen Güçlüer  “Niye Rusya'nın sessizliği son derece manidar. Bakınız yani burada Rusya insiyatif alıyor, Ermenistan ile Azerbaycan Dışişleri bakanlarını bir araya getiriyor. Hadi Azerbaycan kerhen de olsa insani kaidelerle gidiyor oraya. Lavrov açıklama yapıyorlar. Lavrov açıklama yaptığında hiç kimse yok yanında 10 saat baskı tehdit artık neyse diplomatik olarak siyasi her türlü argümanı kullanıyor, sonrada dağ fare doğurmuyor yani. Şimdi niye o zaman Ermenistan'a Rusya ses çıkarmıyor bir dakika ya Rusya'nın Ermenistan’da bir 102.Tümeni kara birliği bir de hava üssü var yani bir dakika demesi lazım. Ermenistan sen ne yapıyorsun? Neden demiyor. İşte burada başka sebepler var yani bunu görmemiz lazım. Tabii bunun ötesinde bakınız Rusya durdurdu bu harekatı ya da yavaşlattı. Eğer şuan Rusya araya girmemiş olsa Azerbaycan Ermenistan'ı masaya oturtacak diz çöktürecek çok önemli askeri hedefleri belki de ele geçirmişti.” Şeklinde konuştu.

Ankara Masası’na özel açıklamalarda bulunan Eray Güçlüer, son dönemin en çok tartışılan konularıyla ilgili şunları söyledi;

"Azerbaycan’ın aleyhine olabilecek süreçleri işletme peşindeler"

Zaten  Paşiyan'dan açıklama geldi biliyorsunuz.  Paşinyan işte müzakerelere hazırız, taviz vermeye hazırız demişti hatırlarsanız. Ondan sonra oldu bütün bunlar.

 Evet, yani tam böyle Azerbaycan artık durum üstünlüğünü sağlamış, bölgede hakimiyeti sağlamaya genel hakimiyeti sağlamak üzere çok önemli bir noktadayken. Ruslar girdi araya ve sonunda bir Ermenistan'ı da ses çıkarmıyor. Yani Azerbaycan da belki de şu an savaşı bitirecek çok önemli siyasi karar noktaları sayılabilecek askeri hedefleri ele geçirmek üzereydi. Dolayısıyla yani burada Rusya Minsk eş başkanlığı üstünde bakın Minsk hepsini demiyorum, çünkü Minsk’e Türkiye'de üye. Ama Minsk söz sahibi, bu işi organize eden Minsk Eş Başkanlıkları, Rusya, Fransa, Amerika yani Minsk ağına Azerbaycan'ı düşürüp artık bir 30 yıl daha bu işi sürüncemede bir 30 yıl içerisinde o zaman içerisinde yeniden Azerbaycan’ın aleyhine olabilecek süreçleri işletme peşindeler.

 Sizce Aliyev buna müsaade edecek mi sizce?

Yani ne Aliyev ne Türkiye buna müsaade edeceğini düşünmüyoruz. Yani bugünkü yapılan açıklamalar

"Azerbeycan'ı bir şekilde tuzağa düşürürler"

Türkiye’de olsun dedi özellikle bugün Aliyev. Bu görüşmelerde Türkiye mutlaka olmalıdır dedi Aliyev.

 Yani Türkiyesiz bir denklem kurulamaz Gökhan Bey. Yani Türkiyesiz bölgede kurulacak bir denklemde kesinlikle Azerbaycan'ın yerker.Bakın bunu çok net söyleyim.  Azerbeycan'ı bir şekilde tuzağa düşürürler. Zaten bakın çok teşekkür ederim çok enteresan bir bilgi vereyim size paylaşalım. Sizler de belki biliyorsunuzdur. Yani şeye soruyorlar Paşinyan’a biz işte Paşinyan diyor ‘Biz taviz vermeye hazırız. Azerbaycan'da taviz verirse’ soruyorlar Paşinyan’a bu taviz yani Azerbaycan'ın vermesini istediğiniz taviz nedir diye ‘Türkiye'nin sürece müdahale olmaması’ diyor. Bakın bir tek şey istiyor. Türkiye'nin sürece müdahil olmaması. Yani ne demek Türkiye devredışı kalırsa biz Minskle filan Azerbaycan'ı bir şekilde halleder.

Bunları her şekilde hallederiz diyor yani

Bir şekilde bir tuzağa düşürürüz. Tabi Azerbaycan’da biliyor. Yani Sayın Aliyev de bu durumun çok farkında. Azerbaycanı komuta eden bakanlar da bu işin farkında. Dolayısıyla yani bu süreç şöyle söyleyelim hani bir ilave bilgiyle toparlayalım yani Rusya'nın şuanki kafkasları Hazar'ın doğusu ve batısında oluşan yeni jeopolitik zeminden oluşuyor. Bakınız yani Hazar'ın doğusu çok hareketli Kırgızistan, Kazakistan çok hareketli. Tacikistan haklı, çok hareketli, adeta Kafkas Baharı başlamış durumda. Yani şimdi bu Kafkas baharı Soros yani Amerika başlatıyor. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte Amerika'nın Türkiye'ye çok daha fazla ihtiyacı olacak.

"Hazar'ın batısı için Allah'tan Türkiye var"

 Kırgızistan'daki olaylarda da parmakları var değil mi?

Tabi zaten onu kastediyorum. Yani Hazar'ın doğusu yıllardır Soros tarafından dizayn edilmeye çalışılıyor, özellikle petrol de kullanılmaya çalışılıyor ve büyük ölçüde bazı daha doğrusu oradaki Türkiye Cumhuriyetlerin büyük bölümüne FETÖ maalesef sızmış durumda. Bunun olumsuz etkilerini göreceğiz. Yani tabii bize biraz uzak Hazar'ın doğusu olduğu için. Ancak neticede FETÖ meselesinin ABD CIA meselesi olduğunu bilen Rusya ve Çin geçen hafta Rusya bir açıklama yayınladı. Müdahale etme hakkı doğurur bize dedi. Yani Rusya ve Çin’in buradaki hareketlenmeler devam ederse Hazar'ın doğusu için söylüyorum. Yani Rusya ve Çin’in bölgeye müdahalesi gelebilir. Bunu takip ediyorum. Hazar'ın batısı için Allah'tan Türkiye var. Türkiye Azerbaycan'ın istikrarsızlaşmasına asla müsaade etmiyor.

Etmeyecekte öyle görünüyor

Sadece Azerbaycan’da değil, Gürcistan, Nahcivan ve bölgedeki bölgenin yani Hazar'ın batısındaki jeopolitik bölgenin istikrarının temel taşı Türkiye'dir. Türkiye sayesinde bu bölgeler istikrar yoksa bakınız ilk hareketlenme Ermenistan üzerinden Azerbaycan istikrarsızlaşma yönünde yapıldı. Niye saldırtıldı Ermenistan, niye kaybedeceği bir çatışmaya Ermenistan sokulmaya çalışılıyor. Çünkü çatışma kontrolsüz bölgeler oluşturur. Kontrolsüz bölgelerde de Terör örgütleri istikrarsızlık ürer

 Gökhan bey yani bunu 2yıl, 3 yıl öncede söyledik hani o elinde sonunda Ortadoğu'daki hareketlenme çatışma, yangın Kafkaslar’a sıçrayabilir. Kafkaslar'a sıçrarsa Rusya ana karasına sıçrar diye ifade etmiştik. Ama neticede bu işin asıl sebebi nihai hedefi Çin’e olan operasyonel süreçler. Yani bunun ilk ayağı İran gibi görünüyor ikinci ayağı işte Kafkaslar'daki diğer ülkeler gibi görünür muhtemelen…

Kırgızistan, Özbekistan bu ülkeler sanki özellikle...

Kırgızistan,Kazakistan, Özbekistan, belki Tacikistan Tatari gibi şeyler de olabilir. Zaten Afganistan hemen daha güneyde hareketli bir boşluk alanı oluşturuyor. Hindistan'da biliyorsunuz Çin’in gerilimi var. Yani Hindistan'ı da bu Kafkaslar’ın güneyine eklemek lazım. Ta bu başladı sosyal hareketler tsunami gibidir ya da kovan dişlisi gibidir. Hareket etmesi zordur ama hareket ettikten sonra durdurması daha zordur. Maalesef bu hareketlenmeler görüyoruz. Bizim işte Türkiye olarak bunları çok iyi analiz edip A, B, C, D'de planlarımızın elimizde hazır olması lazım. Yani yarın bir gün Türkiye'nin burada ne işi var Türkiye niye demesinler. Çünkü hakikaten küresel bir oyun oynanıyor ve bu sarsıntılar doğal olarak biz de doğrudan etkileyecek gibi görünüyor. Buna karşı hazırlıklı olmamız lazım.

Özellikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin değerli siyasetçilerinin büyük bölümünün yani bir tanesini hariç diyorum. Yani Kıbrıs topraklarını Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kısım topraklarını Rumlara vermekten bahsedeni kastetmiyorum, yani Akıncı'yı kastetmiyorum. Ama diğerlerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti'nin milli menfaatlerinin, siyasi mücadelelere ikinci turda kurban edilmeyeceğini yani bir birliktelik göstereceklerini düşünüyorum. Bu yönde  güçlü sinyaller alıyoruz. İnşallah böyle olur. ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti devleti arasındaki kardeşlik bağını daha da güçlendirecek akıl iktidara gelir. Böylece işte yüzyıllık proje dediğimiz o su hattının çekilmesinden sonra enerji hattının çekilmesi, internet hattının çekilmesi, özellikle Kıbrıs’ın  güneyinde ve bulunacak enerji yatakları ile başta İsrail olmak üzere Akdeniz'e kıyısı olan güneydeki ülkelerin deniz yetki alanlarında çıkarılacak enerjinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinden Türkiye taşınması noktasında gerçekten KKTC için çok önemli bir jeopolitik üst jeopolitik merkez olmak üzere. Bakın zaten bu kadar kavganın sebebi bu. Yani biz akademisyenler olarak bunları iki adım sonrasını açıklayalım ne olacağını. Neden bu kadar büyük bir bilek güreşi olduğunu da daha iyi kıymetli izleyicilerimiz anlayacaktır. Yani orada Güney Kıbrıs'ın böyle bir şey yapabilme imkan kabiliyeti yok. Ne yaptılarsa bakın belki yüz tane proje yaptılar ama Allah izin vermiyor, coğrafya izin vermiyor yani yok yani yok. Herhalde çok uzun yıllar geceler mesailer paralar harcadılar ama yok efendim alternatifi yok. Türkiye, Kuzey Kıbrıs bir, Türkiye 2. Yani başka o enerjinin Avrupa’ya sadece avrupada değil balkanlara ve tüketici ülkelere gönderilmesinin alternatifi yok. O yüzden Suriye'de isyan çıkarttılar. Ortadoğu’da Arap Baharı diye Arap yangını çıkarttılar. Türkiye'de 15 Temmuz'u yapmaya kalktılar. Ama ne yaparlarsa yapsın olmadı.

"Kıbrıs ve Karabağ meselesinde bir değişiklik olacağını düşünmüyorum"

Olmayacak inşallah.

Bakın yani tam da işte bu seçimler. Eğer bu jeopolitik mücadele, Türk devletinin, oradaki Türk soydaşlarımızın lehine mi cereyan edecek, yoksa aleyhine mi gelişecek başkalarının lehine mi gidecek, bunu belirlemede çok önemli. Benim kanaatim aldığım bilgiler ki Sayın Tatar zaten önde gidiyor. Bir kere Maraş'ın açılması zaten bugün çok önemli bir insiyatifdir.

Önemli bir cesarettir. Tebrik ediyorum Sayın Tatar’ı ve bu işte emeği olan Sayın Cumhurbaşkanımızı. Tabi yani şimdi Allah razı olsun şimdi yani 46 yılı bir 46 yıl daha mı bekleyeceğiz? Bir kere artık zamanı geldi zaten bunu işaretleri de verildi Sayın Hami Aksoy’un  bundan bir ay kadar önce artık Rumlarla federasyon falan bir çözüm olmayacağını biliyoruz demesi zaten bu işin çok önemli bir kilometre taşı oldu.  

Bakın Türkiye'den bahsettik, Rusya'dan bahsettik, Amerika ve Avrupa'dan bahsettik. Yani oyuncular, aktörler bunlar işte onun yanında Azerbaycan, Ermenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum yönetimi var. Şimdi şöyle söyleyelim, çok lafı vakit de kalmadığı için çok uzatmayacağım. Kitabın ortasından konuşacağım. Kısa ve orta vadede Rusya'nın, Avrupa Birliği'nin ve Amerika'nın Karabağ meselesine, Kıbrıs meselesinde Türkiye’ye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine olan şu anki pozisyonunda bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Yani Türkiye'ye yaptırım vesaire şu bu olacağını ihtimal vermiyorum. Verse de siyasi birtakım söylemlerin dışında bunun artık olma ihtimali çok küçük. Çünkü Türkiye'yi neyle tehdit edeceksiniz yani küçük de tabanca ithal etmeyeceğiz falan demek Avusturya'nın biliyorsunuz tabanca vermeyeceğiz, aman vermeyin yani sağolun sayenizde biz çok daha iyisini üretiyoruz. Yani şimdi artık Türkiye’yi sıkıştırabilecek bir argümanları da kalmadı. Türkiye içeriden de noluyor işte hain terör örgütünü sahaya sürüp Hatay’da yangın çıkartıyorlar. Yani yapabildikleri bu. Türkiye Cumhuriyeti devleti o kadar büyük bir devlet ki bu taşeronları sahaya sürülmüş bu hain tetikçi taşeronların hesabını gördü. Artık yurt içinde eylem kabiliyeti kalmadı PKK’nın.  Ama bilin ki o yanan Vatan Toprakları'nın yakılmasına sebep olan bu PKK’lıları buralara gönderenlerden de hesabını soracaktır. Ben buna çok girmeyeceğim. Bunu ilgili birimler mutlaka planlıyorlardı. Hesap bunun hesabı orada sorulacak, öyle kalmayacaktır. Dolayısıyla aktörlerin Karabağ ve Kıbrıs meselesinde Türkiyeye bakış açısı ve hem Karabağ hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine olan tavırlarında kısa ve orta vadede bir değişiklik olacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla biz 2017 yılında ilan ettiğimiz Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine uygun olarak Türkiye'nin ilan ettiği kıta sahanlığımız mavi vatanımızdır. Mavi vatanımızdır. Anadolu kadar kutsaldır. Türkiye'nin Trakya'daki toprakları kadar kutsaldır. Yani bizim siyasi sınırlarımız içerisindeki vatan toprağımız kadar mavi vatanı da kutsaldır. Dolayısıyla bu alanda Türkiye istediği işi yapar, istediği zaman sismik araştırma yapar, istediği yerde sondajını yapar ve burada bulacağı enerjiyi de Türkiye'ye getirip kendi ülkesinin milli çıkarları doğrusunda kullanacaktır. Buna şuan hiçbir şekilde engel olabilecek sahada herhangi bir güç yok. Ne askeri olarak, ne ekonomik olarak ne de siyasi olarak. Dolayısıyla Türkiye bunları yapar bir süre sonra onlarda birtakım işte Yunanistan'ın taciz vari işte hem masaya geleyim ama masaya oturursam da her şeyi Türkiye’ye kaptırırım eski kazanımlarımdan da olurum dolayısıyla biraz kriz çıkartayım ama Avrupa'da yardım etmiyor, hadi geri Türkiye’ye döneyim gibi zikzak vari böyle provakatif eylemlerine bir süre daha karşılaşırız. Ama son kelime alışacaklar efendim alışacaklar.

https://www.ankaramasasi.com/haber/241989/eray-gucluer-ayaklanmalar-kafkaslara-sicradi
İlginizi Çekebilir

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.