Mehmet Ali Şahin’den bomba Ayasofya açıklaması

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Mehmet Ali Şahin, Ayasofya’nın müze olmasını öngören 1934 tarihli kararnamenin o dönemin şartları içinde kerhen imzalandığını söyledi. Şahin, “Mustafa Kemal Atatürk, Ayasofya’nın üzerine bir tül koymuştur ve düşünmüştür ki ilerde bir memleket evladı gelir bu tülü kaldırır. Bu tülü kaldırmakta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a nasip olmuştur. O nedenle işte Atatürk’ün imzaladığı ve müzeye çevirdiği bir işlemi kaldırmak ona saygısızlık değil mi? Hayır değildir. Ben inanıyorum ki onunda arzusuna uygun bir işlem yapılmıştır.” dedi.

HM
Haber Merkezi Editör
YAYINLAMA
30 Temmuz 2020 12:30
GÜNCELLEME
28 Ağustos 2020 17:43
Mehmet Ali Şahin’den bomba Ayasofya açıklaması
HM
Haber Merkezi Editör
Eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Şahin, Ankara Masası’nın “Gündem” programına konuk oldu.
Gökhan Gökyıldırım’ın sorularını cevaplandıran Şahin, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesinin Mustafa Kemal Atatürk’e karşı alınmış bir karar olmadığını vurguladı.

“AYASOFYA’NIN MÜZE OLMASI KERHEN ALINMIŞ BİR KARARDIR”

Olayların dönemin şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Şahin, “Ben sesli düşünüyorum sizin sorunuz üzerine; gerek o dönemdeki hükümetin gerekse özellikle Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün böyle bir işlemi isteyerek yaptıkları kanaatinde değilim. Aslında her hadiseyi o hadisenin vuku bulduğu döneme göre değerlendirmek lazım. Hangi şartlar böyle bir kararın alınmasına yol açmıştır? Bunu tarihçiler değerlendirecek. Gene sesli düşünüyorum, Lozan görüşmelerinde Türk heyetinin başkanı rahmetli İsmet İnönü’ye böyle bir talep mi iletildi? O da Lozan Anlaşmasının Sevr’i yırtan bir anlaşma olması ve Türkiye için Cumhuriyetin kurulması yolunda önemli bir adım olacağı için bir bakarız falan mı dedi? Daha sonra bu bir baskıya mı yol açtı? Bunları tarihçiler değerlendirmelidir. Ama demin söylediğim cümleyi tekrar ediyorum: Ayasofya Camii’nin müze haline getirilmesiyle ilgili o işlemi yetkililerin isteyerek yaptıkları kanaatinde değilim. Kerhen yapılan bir işlem olarak değerlendiriyorum.” şeklinde konuştu.

“MÜZE YAPTILAR AMA TAPUYA CAMİ OLARAK TESCİL ETTİLER”

Mehmet Ali Şahin, bu düşüncesini iki gerekçe ile destekledi.
Ayasofya Camii müzeye dönüştürüldükten iki yıl sonra tapusunun çıktığını hatırlatan Şahin, yapının 1934 yılındaki Bakanlar Kurulu kararının aksine müze değil cami olarak tapu tescilinin yapıldığına dikkati çekti.
“Eğer bu arzu edilerek, isteyerek yapılmış bir işlem olsaydı tapuda o mabet müze olarak geçerdi.” diyen Şahin şöyle devam etti:

“MÜZE OLDUĞUNDA BİLE AYASOFYA CAMİ İMAMLIĞI KADROSU İPTAL EDİLMEDİ”

“Dolayısıyla bu işlemi yapanların hala hafızalarında buranın cami olarak durması düşüncesi vardır. Müzeye çevrilmiştir ama daha sonra çıkan tapuda cami olarak muhafaza edilmiştir. İkinci bir gerekçem de şudur; 1973 yılında ben Eminönü Müftülüğü’nde müftülük memuru olarak göreve başladım. Müftülük memuru olarak yaptığım görevlerden bir tanesi de Eminönü sınırları içerisindeki camilerde görev yapan imam hatip, müezzin, kayyım ve müstahdemlerin maaş bordrolarını yapmak ve aylık maaşlarını ödemekti. Şimdi ki gibi bankacılık sistemi gelişmediği için bankamatik falan yok imam efendiler, müezzin efendiler, müftülüğe kadar gelirler bordroya imzalarını atarlar bende bankadan aldığım parayı tek tek sayarak hoca efendilere verirdim. Şimdi oradan hatırlıyorum maaş bordrosunda Büyük Ayasofya Cami imamına ben maaş ödedim. 1973’den 80’e kadar. Demek ki müzeye çevrilmiş ama Büyük Ayasofya Camii’nin imamlık kadrosu iptal edilmemiş. Ancak hoca efendi başka bir camide görevini yapıyordu bildiğim kadarıyla. “
Mehmet Ali Şahin, Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesini Mustafa Kemal Atatürk’e karşı bir karar gibi yorumlanmasına da karşı çıktı.

“ATATÜRK’ÜN ARZUSUNA UYGUN BİR İŞLEM YAPILMIŞTIR”

Şahin, “Bütün bunlar gösteriyor ki kerhen imzalanmış bir kararname olduğu kanaatindeyim. Yani Mustafa Kemal Atatürk, Ayasofya’nın üzerine bir tül koymuştur ve düşünmüştür ki ilerde bir memleket evladı gelir bu tülü kaldırır. Bu tülü kaldırmakta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a nasip olmuştur. O nedenle işte Atatürk’ün imzaladığı ve müzeye çevirdiği bir işlemi kaldırmak ona saygısızlık değil mi? Hayır değildir. Ben inanıyorum ki onunda arzusuna uygun bir işlem yapılmıştır. Bir takım tartışmalar var lüzumsuz ve gereksiz o tartışmaları da yapmaya hiç gerek yoktur. Milletimizin arzuları yerine getirilmiştir, büyük bir mutlulukla, sevinçle karşılanmıştır.” ifadelerini kullandı.
Mehmet Ali Şahin, Danıştay’ın Ayasofya konusunda geçmiştekinin tam zıddı bir karar almasını da “yargıçların daha millet eksenli düşünmeye başlaması” şeklinde yorumladı.
Şahin şu değerlendirmeyi yaptı:

“FETÖ TEMİZLİĞİ SONRASI YARGI KARARLARI DAHA MİLLET EKSENLİ”

“İkincisi özellikle yargıda bu FETÖ yapılanması önemli ölçüde temizlendikten sonra gelen yargıçlar millet eksenli karar vermeye daha fazla özen göstermeye başladılar. Dolayısıyla Yüce Türk milleti adına diye kararlar başlar, Yüce Türk milleti adına. Dolayısıyla bu yargıçlarımız şimdi milletimizin adına verdikleri kararlarda, milletimiz bu konuda ne düşünüyor ne bekliyor bu hassasiyetleri de göstermeye başladılar. İşte böyle bir karar çıktı. O nedenle ben yargıya şimdi daha fazla güveniyorum, yargıçlarımıza daha fazla itimat ediyorum. Millet eksenli hareket ettiklerini ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bilinciyle olayları yorumladıklarını düşünüyorum bundan da ayrıca mutluluk duyuyorum.”
Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.