Gürcan Bilgiç'ten Fatih Terim yorumu

Galatasaray'da sözleşmesi sona eren Fatih Terim'in, başkanlık yarışı öncesi "Adaylar varmış bakacağız" dediğini hatırlatan Sabah Gazetesi Yazarı Gürcan Bilgiç, "Sanki Galatasaray yönetimi teknik direktör değil de, teknik direktör Galatasaray yönetimini seçiyormuş gibi bir pozisyon oluştu" dedi.
Can Güvenir
|
02 Haziran 2021, Çarşamba - 16:41
Gürcan Bilgiç'ten Fatih Terim yorumu

Galatasaray'da teknik direktör Fatih Terim'in sözleşmesi sona erdi. Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Emre Belözoğlu'nun yeni sezonda sarı-lacivertli takımda teknik direktör olarak görev almayacağını açıkladı. Bu gelişmeler sonrası Lig'in gündemi saha dışında yeniden ısındı.

Peki ilerleyen günlerde Süper Lig'i neler bekliyor? Fatih Terim takıma dönecek mi? Emre Belözoğlu'nun yönetimin sunduğu seçeneklere cevabı ne olacak? Kupayı kaldıran Sergen Yalçın'ın en büyük başarıları neler? 

Sabah Gazetesi Yazarı Gürcan Bilgiç, Türkiye'nin spor gündemini Ankara Masası özel yayınında Gökhan Gökyıldırım'a değerlendirdi. 

Fenerbahçe'de son durum

Fenerbahçe'nin Emre Belözoğlu ile yollarını ayırdığına dikkat çeken Bilgiç, "Emre de kendine Fenerbahçe dışında yeni bir kariyer planı yapacak. Ali Koç, 'Düşünmek için bizden bir süre istedi' dedi. Sportif direktör ve teknik direktör de olmayacağına göre, muhtemelen yeni gelecek yabancı hocanın ekibinde yer alması önerildi. Emre Belözoğlu da bunu düşünüyor. Ben öyle yorumladım. Tam detay gelmedi." dedi.

Ali Koç'un Portekiz veya Alman ekolüne yönelmek istediklerine yönelik açıklamasını hatırlatan Bilgiç, "Bu da şunu gösteriyor; 'Biz bir ders aldık' demişti. Hiçbir ders almamışlar, onu gösteriyor." ifadesini kullandı.

"3 sene sonra hala bir ekol, bir düzen, bir felsefe oluşturamamışlarsa ya da Türkiye’nin kendi iklimi içerisinde yeni bir formül bulamamışlarsa, bunu başka ülkelerin yönetiminde ya da başka ülkelerin gelişim metodunda arıyorlarsa, bunda bir sıkıntı var." diyen Bilgiç, yönetimi ne istediklerini bilememekle suçladı.

Portekiz ile Alman ekolünün birbiriyle benzeşmediğini belirten Bilgiç "Portekiz ekolü deyince aklımıza, oyuncu yetiştiren, oyuncu satan bir model geliyor. Alman ekolü dediğimizde de daha disiplinli, daha sistem içinde yer alan, daha güce dayanan bir oyun modeli geliyor." ifadelerini kullandı. 

Türkiye'deki lig ikliminin çok farklı olduğunu savunan Bilgiç, "Süper Lig’de hocalık yapacak birisinin metrobüse binmeyi bilmesi lazım. İstanbul'da metrobüse binmek bir maharet işidir. Tıklım tıklım doludur, metrobüs gelecek, kapı önüne gelecek mi gelmeyecek mi, o hesapları yapacaksın, arkandakini kollayacaksın, kalabalık yüklendiğinde arkalarından sıyrılacaksın... Süper Lig de öyle bir lig. Çünkü sorunlarla boğuştuğunuz bir yerdesiniz. Paralar ödenmiyor, kiralık oyuncular gelmiş, bonservis verip oyuncu alamadığınız için sınırlı yetenekler ya da çok yaşlı oyuncular var, size gelen oyuncuların büyük bölümü yıldız bile olsa problemliler. Yani oradaki teknik adamın sadece fizik problemleriyle değil oradaki ruhsal problemlerini de çözmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Türk teknik adamlarının başarılı olma nedenini buna bağlayan Bilgiç, "Çünkü dışarıdan getirdiğiniz adam, belli bir sistemin lojistik desteğiyle üretim yapıyor. Hiçbiri düşünmüyor ki oyuncunun parası neden ödenmiyor diye. Ya da orada ki oyuncuyla konuşup, neler istediğini anlattığında 'Biliyor musunuz, biz 3 aydır para almıyoruz' diyen bir tip yok karşısında. Ya da Türkiye'deki taraftar baskısı, medya baskısı diğer ülkelerde yok. Gelen sudan çıkmış balığa dönüyor." şeklinde konuştu. 

Bilgiç, sarı-lacivertli kulübe gelecek yeni teknik adama, bunları iyi anlatacak bir ekip de kurulması gerektiğini savundu.

Fenerbahçe'nin son 7 yıldır şampiyon olamadığını, bunun son 3 senesinin Ali Koç dönemine, diğer 4 yılının ise Aziz Yıldırım zamanına denk geldiğini hatırlatan Bilgiç, "Sonuç şu noktaya geliyor. Mesela Erol Bulut, ondan öncesinde Ersun Yanal,  ondan öncesinde Aykut Kocaman. Erol Bulut dönemi için konuştuğumuz zaman, Erol Bulut’un gol atan bir oyuncusu olsaydı şimdi bunları tartışıyor olmayacaktık. Erol Bulut'un alternatif sistemi yok. Normal sistemde zaten üretmiş, zaten pozisyonlara girmiş. Bir bakıyorsun maç bitiyor berabere. Rakip kaleci 8 kurtarış, kaleci çalıştırmışlar. Pozisyona girmiş, gol atacak fırsatı bulmuş. Tabi bunun  öncesinde çok ciddi bir hakem kıyımına da uğradığını söylememiz lazım. Erol Hoca döneminde de Emre Belözoğlu döneminde de çok kritik maçlarda çok kritik kararlar hep Fenerbahçe lehine çıktı." değerlendirmesinde bulundu.

Fenerbahçe'nin Sivasspor maçını kazanmış olması durumunda şampiyon olacağını kaydeden  Bilgiç, "Emre Belözoğlu da en iyi hocaydı. Ne Volkan Demirel'i tartışıyorduk ne de diğerlerini. Ne de Ali Koç ekranlara çıkıp sınıfta kaldık diyecekti.  Emre Belözoğlu o maçı kazansa  çok mu iyi hoca olacaktı ya da kaybettiği için çok mu kötü hoca oldu? O nedenle doğru yerden bakamadılar." ifadesini kullandı. 

Emre Belözoğlu ile devam edilmesinin doğru bir karar olacağını vurgulayan Bilgiç, "Baktığımızda Fenerbahçe taraftarına hitap eden bir oyunu yakalamıştı. Oyuncu grubunu avucunun içine almıştı. Gene sıfırdan başlamayı tercih ediyorlar. İnşallah yanılmazlar. Gelen teknik adamın en büyük şansı şu olacak, en az bir sene tecrübe kazanmış bir oyuncu kadrosu olacak elinde." diye ekledi. 

Fatih Terim'in sözleşmesi sona erdi

Galatasaray'da teknik direktör Fatih Terim'in sözleşmesinin sona ermesine değinen  Bilgiç, ay sonunda kongre yapılacağına dikkat çekti. 

Sarı lacivertli kulübün de şu an hocasız olduğunu belirten  Bilgiç, "Fenerbahçe’nin şansı şu; Ali Koç'un seçilmesi garanti gibi. Galatasaray'da 5 başkan adayı var ve yeni gelen başkan adayının elinde teknik direktör olmayacak.  Mustafa Bey yeniden seçilir mi bilmiyorum ama biraz geriden başlamış olacaklar. 12 oyuncunun sözleşmesi bitti veya kiralıklar geri döndüler. Bence Fatih Hoca'nın verdiği ayrılma kararında bunlar da etkili. Fatih Hoca'nın diğer teknik direktörlerden farkı şu; Galatasaray Divan Kurulu Üyesi. 40 - 50 yıla yakındır o camianın içinde olan bir isimden bahsediyoruz. Sırf teknik direktör değil kulübün bir parçası" dedi.

Terim'in son yaptığı açıklamada "Adaylar varmış bakacağız" dediğini hatırlatan  Bilgiç, "Sanki Galatasaray yönetimi teknik direktör değil de, teknik direktör Galatasaray yönetimini seçiyormuş gibi bir pozisyon oluştu" değerlendirmesinde bulundu. 

Sergen Yalçın'ın karnesi 

Beşiktaş'ın başındaki teknik adam için " Çözüm üreten bir teknik direktör var karşımızda" diyen Bilgiç, "Sergen’in en büyük başarısı, kısıtlı kadrosunu çok iyi çok verimli kullandı. Ghezzal ve Aboubakar’ı çok etkili kullandı. Aboubakar, Beşiktaş’ın o etkili güçlü oyununu organize eden oyuncuydu. Beşiktaş’ı şampiyonluk potası içinde tuttu. O kırılgan olan maçlarda, kilit maçlarda ya skor yaptı, ya da yaptırdı.
Larin gibi sıradan bir forveti bile gol krallığında sıralamaya soktu Aboubakar. Onun sayesinde oldu bu işler. Sergen Yalçın'ın bir başka başarısı, altyapıdan iki oyuncu kattı takımın kadrosuna. Rıdvan ve kaleci Ersin’i, bu da önemli." dedi.

Takım kadrosu ne kadar iyiyse teknik adamların da başarılı olmasının o kadar arttığını savunan  Bilgiç," Rozier gitti, Montero gitti, Aboubakar gitti, Ghezzal gitti, Beşiktaş takımının yüzde 40’ı gitti. Sergen Yalçın o boşluğu doldurursa zirvede oynayan bir takımın başında yine izleriz." şeklinde konuştu. 

Bilgiç şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir de karakterli oyuncular. Özellikle Ghezzal’ın altını çizmemiz lazım. Aboubakar için aynı şeyleri söyleyemem. Son 4 - 5 maç sözleşmem uzamasın diye türbinde oturan birisinden bahsediyoruz. Hatta Fenerbahçe kulislerinde transfer dedikoduları da geliyor. Eski takımına böyle yapan bir oyuncu sana neler yapmaz. Hayatı paraya endekslenmiş. Takımın şampiyonluğa gidiyor, haklı olabilirsin bir profesyonel olarak ama Aboubakar’ın orada olması lazımdı. Takım arkadaşlarını orada yalnız bırakmaması lazımdı. Oyuna böyle bakan bir oyuncunun, transfer edilmesine sıcak bakmıyorum."

Önümüzdeki sezondan neler beklendiği sorulan  Bilgiç, Bir kere çok sakin olacak. Geçen senelerde yaşadığımız hakem-yönetici kavgalarının belki onda birini yaşarız. Çünkü Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılamıyorsun. Bütün bu kavgalar  Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılıp  20 milyon mu, 25 milyon mu o parayı almak içindi. Şimdi direkt katılamadığımız için, o hakkımız olmadığı için, ön eleme oynayacağın için, kimsenin Şampiyonlar Ligi'ne katılması garanti değil. Hatta katılamama ihtimali çok daha yüksek. Dolayısıyla ortada pasta olmadığı için kavga da olmayacak. Daha çok futbol konuşabileceğiz." diye ekledi. 

https://www.ankaramasasi.com/haber/812188/gurcan-bilgicten-fatih-terim-yorumu
İlginizi Çekebilir

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.