Başkent Ekonomi Platformu Başkanı İbrahim Ayhan'dan tatil eleştirisi

Başkent Ekonomi Platformu Başkanı İbrahim Ayhan, tatil uzatma kararlarının Ankara ekonomisini zarara uğratacağını savundu. Ayhan ayrıca, pandemide zarar eden işletmelerin en az 5 yılda kendini toparlayabileceğini söyledi.
Büşra Bayrak
|
16 Temmuz 2021, Cuma - 22:00
Başkent Ekonomi Platformu Başkanı İbrahim Ayhan'dan tatil eleştirisi

Koronavirüs salgını nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ülke ekonomisi zor bir zamandan geçti. Bu süre zarfında açıklanan destek paketleri birçok sektörün can suyu oldu.

Peki bir işletmenin zararlarını çıkartması için ne kadar zamana ihtiyacı var? Destekler beklentileri ne kadar karşıladı? Türkiye’nin ihracat kapasitesini büyük oranda karşılayan Ankara’da son durum ne?

Başkent Ekonomi Platformu Başkanı İbrahim Ayhan tüm bu soruların cevabını Ankara Masası’na anlattı. Geçtiğimiz günlerde yaptığı “Tatiller kaldırılsın” çağrısına açıklık getiren Ayhan, açıklamalarının sonunda başkanlığını yaptığı ekonomi platformun amaçlarına da değindi.

Pandemi nedeniyle vatandaşların zor günler yaşadığını belirten Ayhan, Kurban Bayramı tatili gibi dini, milli ve özel gün tatillerinin uzatıldığı takdirde Ankara ekonomisinin ciddi bir kayba uğrayacağını söyledi.

“Ekstra tatil uzatmalarının turizmcilere çok fazla bir şey katacağını düşünmüyorum”

"Ekstra yapılan tatil uzatmalarının turizmcilere çok fazla bir şey katacağını düşünmüyorum" diyen Ayhan, "1 Temmuz itibariyle biliyorsunuz turizm bölgeleri tamamen açıldı. Hemen hemen yüzde 90’ın üzerinde bir doluluk var. Zaten bu işletmelerin birçoğu seyahat acentelerine daha evvelden yataklarını sattılar. Aradaki komisyon veya aracıların karının çok fazla artacağını düşünüyorum. Çünkü şu an yüzde 100'e yakın, yüzde 90’ın üzerinde doluluk olduğunu net bir şekilde biliyoruz. O yüzden ilave tatillerin tamamen spekülatif bir pazar oluşturacağını düşünüyorum. En azından bir müddet bu tatillerle alakalı eklemelerin çok mantıklı olmadığını düşünüyorum. Birde işin şöyle bir boyutu var; pandemi sürecinde birçok kuruma esnek çalışma sistemi getirildi. Dolayısıyla çalışanların çok büyük bir kısmı izin haklarını kullanmadılar. Yani bugün 10 yılı doldurmuş bir kamuda çalışanın 30 günlük izni var. Özel sektörde de aynı şekilde. Eğer burada tatili birleştirmek gerekiyor ise zaten oradaki izinden kullanıp bu birleştirmeler çok rahat karşılanabilir. Dolayısıyla ben turizmcilerin de çok olumsuz etkileneceğini düşünmüyorum. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanımızın kararı ile perşembe günü zaten 15 Temmuz tatili cuma gününün bağlanmaması bana göre Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde ticaret noktasında çok olumlu oldu. Yani ticaret buralarda durmadı." ifadelerini kullandı.

“Bir işletmenin pandemi zararını çıkartması için en az 5 sene gerekiyor”

Özellikle koronavirüs nedeniyle yeme-içme sektörü, hizmet sektörü ve konaklama sektörünün 16 ayda ciddi zarara uğradığının altını çizen Ayhan, işletmelerin zararlarını çıkartabilmesi için ise 60 ay gibi bir zamana ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Ayhan,“Bugün Ankara'da bir kafenin kirası, bazı genel giderleri ile beraber aylık 50 bin lira zarar ettiğini biz biliyoruz ve görüyoruz. Kendim de bizzat bunu yaşıyorum. Hesapladığınız zaman 16 ayda yaklaşık 800 bin lira civarı bir zarar söz konusu. Tabi işletmeler bu zararı finanse etmek için ciddi anlamda kredi kullandılar. Dolayısıyla bu 800 bin liralık zararlarını 900 bin, 950 binlere çıkarmak zorunda kaldı. Şimdi orta ölçekli işletmenin de Ankara’da  15 bin lira civarı kar elde ettiğini düşünürsek hemen hemen bu zararı çıkartmak 60 ayı buluyor. Yani 5 seneyi buluyor. Bizim sahadan aldığımız doneler ile yaptığımız basit hesaba göre bir işletmenin o 16 aylık zararını çıkartması için en az 5 sene gibi bir zaman gerekiyor. Kaldı ki eğer bir daha kapanma, kısıtlama olmaz ise inşallah.” dedi.

“Ticaret odalarına bağlı işletmeler istediği oranda destek alamadı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya göre pandemi döneminde 650 milyar TL civarında finansman harcandığını hatırlatan Ayhan, esnaf odalarına bağlı işletmelerin çok ciddi yardımlar aldığını ancak ticaret odalarına bağlı işletmelerin bu yardımları istedikleri oranda alamadığını belirtti.

Esnaf odalarına bağlı işletmelere yapılan en büyük desteğin yıllık yüzde 8,5 oranında faiz ile kredi kullanma hakkı olduğunu söyleyen Ayhan,”Bu pandeminin başında yüzde 5,5 idi şuan 8,5’e çıktı. Ama Odalar ve Borsalar Birliği'ne bağlı yani Ankara ölçeğinde ATO’ya bağlı işletmelerin böyle bir kredi kullanma şansı hiç olmadı. Çünkü bugün serbest piyasada yıllık faizler yaklaşık yüzde 20 civarında. Yani esnaf odalarına bağlı işletmeler yüzde 8,5  ile kredi kullanabiliyorken Ticaret Odası'na bağlı işletmeler maalesef bunu yüzde 20 civarında kullanabiliyor. Artı bunun yanında Ticaret Odası üyeleri birçok desteğe de başvuru yapamadı. Bakın bir tane örnek vereceğim. En son çıkan 5 bin lira hibe desteği tüzel kişiler için uygulanmadı. Sadece gerçek usulde vergi veren firmalar için uygulandı.  Örneğin, ATO’nun yaklaşık 160 bin üyesi var. Bunun sadece 16 bin 321 tanesi gerçek usulde yani şahıs firması. Bunun dışındaki 150 bine yakın firma zaten tek seferlik hibe desteğine başvuru bile yapamadı. Yani burada altını çizerek söylemek istediğim konu şu: Esnaf odalarına bağlı işletmeler ciddi anlamda destek alırken ticaret odalarına bağlı işletmeler maalesef bu destekleri istedikleri oranda alamadılar.”diye konuştu.

Ankara'da ihracat oranları geçen yıla göre düşüşte

Ankara’nın bu yıl ki ihracat oranlarına da değinen Ayhan, geçen yıl bu dönemlerde açıklanan verilere göre 5'inci sırada yer alan Ankara'nın bu yıl 6'ıncı sıraya düştüğünü aktardı.

Türkiye'nin ihracatının yaklaşık 3.9'unu Ankara'nın karşıladığını söyleyen Ayhan, "Bu da 6.6 milyar dolar civarında bir rakama tekabül ediyor. Sıralamayı da söyleyecek olursak;  İstanbul yüzde 38 ile ilk sırada, Kocaeli 7.6,  Bursa 7.3, İzmir 5.3, Gaziantep 4.5,  Ankara’da 3.9 ile 6’ıncı sırada yer alıyor. Enteresan bir bilgi vereyim Ankara’nın en büyük ihracat pazarı birçok kişinin tahmin ettiği veya düşündüğü gibi Avrupa Birliği değil,  Amerika Birleşik Devletleri’dir. Ondan sonra sırasıyla; Almanya, Çin ve Irak bizim en büyük pazarımız. Bizim birazcık daha ihracata yönelik firmalarımızı destekleyip mutlaka Ankara'nın ihracatını artırmamız lazım. Aksi takdirde ihracattan aldığımız 3.9’luk pay gerçekten düşük bir rakam.” ifadelerini kullandı.

“İthalata bağlı olmayan ihracat kalemlerini artırmamız lazım”

İhracatın arttırılması için yapılması gerekenlerle ilgili önerilerini sunan Ayhan,” Ankara'nın ihracat yaptığı ilk dört kalem sırasıyla; otomotiv, makine ve makine ile alakalı kalemler, kimyevi madde, madenciliktir. Şimdi hazır giyim de normalde biz esnaf arkadaşlarımızla, konuştuğumuzda Ankara'nın çok iyi yerde olduğunu düşünüyoruz. Halbuki değiliz çünkü hazır giyim ve konfeksiyon 5’inci sırada zor yer bulmuş. Bu da 162 milyon dolar civarında. Bizim mutlaka daha kurumsal, daha dünyaya açılabilen, hitap edebilen markalarla hazır giyim ihracatı yapmamız lazım. Çünkü hazır giyimin katma değeri çok yüksek. Yani ithalata bağlı ihracat değil. Hazır giyimde hemen hemen her şeyi biz burada üretebiliyoruz. Bu tür hazır giyim gibi ithalata bağlı olmayan ihracat kalemlerini artırmamız lazım. Bunun da en önemli etkeni markalaşmaktan geçiyor. Markalaşmayı yakalayabilirsek ciddi anlamda ihracatımızı artacağını düşünüyorum.” dedi.

“Amacımız; esnafın, tacirin sorunlarını muhataplarına ulaştırabilmek”

Açıklamalarının sonunda başkanı olduğu Başkent Ekonomi Platformu’nun amaçlarından bahseden İbrahim Ayhan, şöyle konuştu:

“Başkent Ekonomi Platformu olarak biz pandemiden yaklaşık 3-4 ay önce kurulduk. Ankaralı iş insanlarından oluşan 100 kurucu üyeden oluşuyoruz. Ama maalesef pandemi süreci yaklaşık 16 ay sürdü. Bizde bu zaman zarfında çok fazla toplantılar yapamadık. Yine de Ticaret Bakanlığı olsun, birçok kamu kuruluşuna ziyaretlerde bulunduk. Bu ziyaretlerde bizim önceliğimiz şuydu; Ankara’da bir şekilde ticaret yapan sanayide, tarımda,  hizmet sektöründe olsun, esnafın, tacirin yaşadığı sorunları çok kısa yani anlık sorunları ivedi bir şekilde muhataplarına ulaştırabilmek. Bizim amacımız buydu. Bununla ilgili çok ciddi raporlar da hazırladık, muhataplarına ulaştırdık. Ama tabii yeni bir dönem başlıyor. Biz platform olarak bundan sonra çok daha standardize bir şekilde rutin toplantılarımızı yapacağız. Ziyaretlerimize devam edeceğiz. Saha çalışmaları ile beraber esnafın, tacirin sıkıntılarını bir şekilde ilgili makamlara ulaştıracağız.”

https://www.ankaramasasi.com/haber/894517/baskent-ekonomi-platformu-baskani-ibrahim-ayhandan-tatil-elestirisi

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.