Şiirin, şarkılaşmış hali: SABAHATTİN ALİ-2

Hüsrev Çelebi
|


Konserlerde, kitlelerin müziğin ahengine uygun tempo tutup sanatçıya eşlik ettiği en güzel parçalar Sabahattin Ali’nin şiirlerinden uyarlananlardır.





DALDAN DÜŞEN KURU YAPRAK





Bir başka şarkının, bizim “Leylim Ley” diye bildiğimiz ve bestesi de güftesi de Zülfü Livaneli’ye ait şarkı, Sabahattin Ali’ye, “Döndüm daldan düşen kuru yaprağa” dedirten şiiridir.





Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni kır beni
Götür tozlarımı burdan uzağa
Yarin çıplak ayağına sür beni





Özlemiyle yanıp tutuşurken, önce yıllardır uğramadığı yurdundaki ‘hilal kaşlı’ya seslenir. Sonra da yürek denen meskûn mahalin labirentine sokar okuyanı, dinleyeni. Ki rehber bellidir…





O dem herkesten bir koro oluşur, sesi kevn ü mekana yayılan:





Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni





Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni





EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLUR MU?





Beste ve güftesi Zülfi Livaneli’ye ait olan “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”ın şiiri de Sabahattin Ali’ye aittir. Sinop cezaevinde kaleme aldığı şiirde;





Sene 1341 mevsime uydum
Sebep oldu şeytan bir cana kıydım
Katil defterine adımı koydum
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz





Dedikten sonra Sinop Cezaevinden seslenir:





(…)





Çok zamanlar çektim kahrı zindanı
Bize de mesken oldu Sinop’un hanı
Firar etmeyilen buldum amanı
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz





Şiirin bundan sonrası bir film sahnesi gibidir:





Sinop kalesinden uçtum denize
Tam üç gün üç gece göründü Rize
Karşıki dağlardan gel oldu bize
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz





Bir yanımı sardı müfreze kolu
Bir yanımı sardı Varilcioğlu
Beşyüz atlıyılan kestiler yolu
Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz





(DEVAM EDECEK)


https://www.ankaramasasi.com/makale/17273/siirin-sarkilasmis-hali-sabahattin-ali-2

Yorumlar (0)