Geç mi kaldık

Osman Müftüoğlu
|

Geç mi kaldık

GERÇEK net ve açık, üstelik hiçbir yerde, hiçbir ülkede, hiçbir koşulda değişmeyeceği de daha önce yüzlerce defa kanıtlanmış: HİÇBİR SALGIN HASTANEDE YENİLMEZ, SALGINLA SAVAŞ SAHADA KAZANILIR...


Devamı var: Hiçbir salgında savaş hastane yataklarında kazanılmaz... Hiçbir salgını ne sağlık ordusunun tecrübesi, ne hastane yataklarının fazlalığı, ne de yoğun bakım gücü organizasyonları yenmez, yenemez! Hiçbir salgınla devletin kolluk kuvvetlerinin ve sahip olduğu sağlık sistemlerinin etkinliği ile de baş edilmez, edilemez. Peki çözüm? O savaş nasıl kazanılır? Salgınlarda savaşı kazanmanın tek yolu halkı doğru bilgilendirmek ve gönüllü, yürekli bir çözüm ortağı haline getirmekten geçer!



Geç mi kaldık



Eğer sizin de aklınıza başlıktaki soru geliyorsa yukarıdaki cümleleri bir değil birkaç defa daha okuyun, yanıtınızı ise ondan sonra verin derim.


GÜNÜN PANDEMİ NOTU: PANDEMİYLE SAVAŞTA EVLERİMİZ CEPHEMİZ, SABRIMIZ CEPHANEMİZ OLSUN!


BUNDAN SONRA
BİZE ‘ÜÇLÜ SAVUNMA’ DA YETMEZ


GELDİĞİMİZ noktada pandemide çözümü yalnızca “maske/mesafe/hijyen”den oluşan “savunma üçlüsü”ne devretmek yeterli olmayacaktır. Daha güçlü bir savunma için, daha doğrusu “daha az gol yemek ve maçı kazanmak için” şu üç oyuncuyu da acilen sahaya yeniden sürmemiz lazım:


Geç mi kaldık

ÖNLEM 1: KALABALIKLAŞMA


Kalabalıklaşmalar engellenmelidir. Toplantılar ertelenmeli, sosyalleşmelerde sayı sınırlaması devreye girmelidir. Çoğu ülke bu önlemi neredeyse 1-2 aydır uyguluyor. Örneğin Galler’de 6 kişiyi geçen aile, eş, dost buluşmalarına izin verilmiyor.


ÖNLEM 2: HAVALANDIRMA


Temiz havadan, daha doğrusu kapalı mekânları sık sık havalandırma ayrıntısından daha çok ve sık istifade edilmelidir.


ÖNLEM 3: EVDE KAL!


Çok gerekmedikçe “evlerden çıkmamak” konusu yeniden uygulamaya geçirilmelidir.


BANA GÖRE
YENİ MOTİVASYONLAR LAZIM


Kabul ediyorum, hepimiz çok sıkıldık. Hak veriyorum, kesinlikle çok bunaldık. Tamam ama yine de ve asla motivasyonumuzu kaybetmemek, kaygı tuzağına düşmemek, yeni motivasyonlar üretmek zorundayız. Yeni motivasyonlarımızdan biri “EVLERİMİZİ SAVUNMA HATTIMIZ, SABRI SİLAHLARIMIZ YAPMAK!” olmalıdır. Bu, özetle 65 yaş üzeri ve 20 yaş altındakiler için geçerli ve etkili bir motivasyon olacaktır. Tekraren söylüyorum, altını net ve açık olarak çiziyorum: Söz ve tavsiye vermenin de, akıl verip korku yüklemenin de vakti çoktan geçmiştir. Vakit birlikte hareket etme, motivasyonu kaybetmeme zamanıdır.


BİR SORU
VİRÜS MÜ, BİZ Mİ MUTASYON GEÇİRDİK


VİRÜSÜN mutasyon geçirmesini, etkisini kaybedip defolup gitmesini hepimiz hasretle bekledik. Ama süreç maalesef beklediğimiz gibi neticelenmedi. Virüs mutasyonu tersine “daha hızlı ve etkin bir bulaşma gücü kazanmak” yönünde geliştirdi. Bana sorarsanız asıl mutasyon ise bizde oldu: Salgının başlangıcında sahip olduğumuz “dikkat, hassasiyet, birliktelik, güven, güvenilirlik ve daha pek çok alandaki kişisel ve toplumsal yeteneklerimizi” yeni mutasyonlarla birer birer kaybettik.


Geç mi kaldık

ADAÇAYI EBEGÜMECİ Mİ DEDİNİZ!


TARİHİMİZİN en büyük ve en ciddi sağlık tehditlerinden biriyle karşı karşıyayız. Üstelik tehdit uzadıkça uzuyor, ekonomik ve sosyal boyutlar da kazanıyor. Böyle bir durumda her zaman olduğu gibi, tabirimi hoş görün, “eften püften” çözümler sunan, bu büyük salgına “kelle paça, sarmısak-soğan” ile çözüm arayan sözde sağlıkçılar olabiliyor. Bu sözde sağlıkçılara şimdi de yolu herhangi bir tıp fakültesinin önünden bile geçmeyen “unvanlı” ve “aklı evvel” bir çakma sağlıkçı daha eklendi. O çakma sağlıkçı, şimdi de bize bu büyük salgını “ADAÇAYI-EBEGÜMECİ otu çayı” içerek savuşturabileceğimizi söylüyor. Ayıptır, yazıktır! Yapmayın, etmeyin, bilimi bu kadar küçümsemeyin! Konumuz, sorunumuz pandemi gibi ciddi ve hayati bir problemdir. Gelin böyle mühim konularda bari topa bir de siz girmeyin.


Geç mi kaldık




Geç mi kaldık




OKUR SORUSU
MODERNA MI BİONTECH Mİ


FARKLI ülkelerden gelen aşı müjdeleri hepimizi rahatlattı. Ama bu müjdelerden ikisinin daha güvenli olduğu tartışma götürmez: BioNTech’in ve Moderna’nın aşıları. Bu aşıların ikisinde de yöntem aynı. Her iki aşıda da virüsün çok özel bir bölümü, bağışıklık mesajlarını taşıyan “mRNA/Messenger RNA” kısmı kullanılıyor. İkisinde de başarı oranı yüzde 90’ın üzerinde. Anladığım kadarıyla geliştirilme yöntemleri de üç aşağı beş yukarı birbirlerine benziyor. Peki arada hiç fark yok mu? Bazı farkların olduğu daha şimdiden anlaşılıyor. Mesela mı? Moderna’nın aşısı BioNTech’in aşısından daha kolay saklanabiliyor, onu evinizdeki buzdolabında bile muhafaza edebiliyorsunuz. BioNTech’in aşısı ise Moderna’nın aşısına göre daha ucuz. İki aşı arasında yüzde 10-20 civarı bir fiyat farkı var. Etkinlik kıyaslamasına gelince: İkisi de etkinlik konusunda yarışı başa baş götürüyor. Peki aşı konusunda benim fikrim ne? Yanıtım şimdilik iki sözcükten ibaret: İHTİYATLI İYİMSERLİK!





Yazının devamı için...
https://www.hurriyet.com.tr/ya...
https://www.ankaramasasi.com/makale/50936/gec-mi-kaldik

Yorumlar (0)