İKİNCİ BÖLÜM: BİLİNMEYEN YÖNLERİ VE ANILARLA MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Hande Kısmet
|



29 Mayıs 2019 Samsun


Mustafa Kemal, Samsun’a ayak bastıktan tam on gün sonra Osmanlı tarihinde ilk kez İstanbul’un fethi işgal kuvvetleri tarafından yasaklandığı için kutlanamadı.


Mustafa Kemal, karargahını Havza’ya taşımaya karar verdi zira Samsun İngiliz kaynıyor.


Ahı gitmiş vahı kalmış bir otomobille yolculuk başlar. Asfalt yok, tarladan bozma yollarda ilerlerken balçığa bir girip bir çıkıyorlar.


Otomobil yarım saat sonra dayanamayıp arıza yapıyor. Oturup beklemek durumunda idiler ama Mustafa Kemal’in karakterinde beklemek yoktur ki. Yürümeye karar veriyor arkadaşlarını da peşine takıp. Bir saat uzaklıktaki Karageçmiş köyünde konaklayacaklar. Başlıyorlar ‘’Dağ başını duman almış’’ı söymeye birlikte. İlk kez 1916’da erkek öğretmen okulunun beden eğitimi esnasında söylenen İsviçre menşeli şarkıyı o kadar yüreklendirici bulanlar arasında Mustafa Kemal de vardı.


19 yıl sonra 1938’de 19 Mayıs’ın milli bayram edildiği zaman ağır hastaydı. Gülümseyerek bu şarkıyı hatırlayıp anılarını anlatacaktı.


Havza’da Mesudiye oteline yerleşilir. Orada İzmir’in işgalini kınamak için şehit düşenler adına mevlüt okutulmasını ister. Fakat şeker yok, helva karılamaz. Zekası devreye girer, İzmir’in çekirdeksiz kuru üzümünü dağıttırır.


Amasya’ya geçilir. Yavuz Sultan Selim’in dünyaya geldiği o anki hali harap binanın askeri kışlasına yerleşir. Masasının üstü telgraf doludur. İşte bu odada, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atan Amasya Genelgesi’ni kaleme alır.


Erzurum’a gelir. İlk işi telgrafhaneye gitmek olur ve makine başına geçer, kelime kelime bizzat yazdırır. Padişaha istifasını sunuyordur. Sonra da askerlikten istifa ettiği dilekçeyi kaleme alır.


Saray eşrafı kendini ‘’Asi’’ ilan eder. Görüldüğü yerde tutuklanması emri verilmiştir artık. 12 yaşında giydiği üniformasını 26 yıl ardından çıkarmıştır.


Bundan böyle sivildir ama kıyafeti yoktur. Erzurum Valisi Münir beyin ısrarına rağmen kendisinin verdiği kıyafeti para kabul etmeden almayı reddeder. Fesi kullanmaz, kalpak takmaya başlar.


Validesine mektup yazar. Tığ-ı teber şah-ı merdan kalmıştır. Annesinden kıyafetlerini yolladığı arkadaşıyla kendisine ulaştırmasını ister. Zübeyde hanım boş gönderir mi? Elbiseler ile birlikte iki torba kuru incir de ulaştırılır.


Erzurum kongresi tüm tehditlere rağmen gerçekleşir ve ardından kadınlı erkekli eğlence düzenlenir.


Sivas’a gitmek için yola çıkılır yine tavanı, körükleri yırtık hurda bir otomobille.


Sivasta iken kendisine karşı gerçekleştirilen suikast girişimi, Malatya’dan gelen şifreli telgraf sayesinde engellenir.


Ankara’ya gidilmesi gerekir ama paraları yoktur. Osmanlı Bankası’ndan bin lira senet karşılığı Alman müdürden alınır.


Benzin yok, lastik yok. Sivas’ta yalnızca Amerikan Okulu tüm imtiyazlara sahiptir. Okulun müdüresine başvurulur. Altı teneke benzin, iki çift lastik temin edilir.


Mustafa Kemal hediye olarak verilmesine kesin bir dille itiraz eder. Yarın bir gün cebren aldılar derler düşüncesi ile iki tarafın da imzaladığı belgelerle kayda geçirilir.


Nitekim Sivas’a gelir gelmez bir defter aldırır, kongre nedeniyle yapılan bütün harcamaları kalem kalem yazdırır.


Kim hesap soracak diyen Hacı Derviş’e ibretlik cevabını verir: ‘’Yarın bir gün millet benden hesap sorar! ‘’


Tam Ankara’ya gitmek üzereyken karşısına bir kadın dikilir. Esmer, kara kaşlı, kara gözlüdür. Siyahlar içinde, pantolon giymiştir, kamçısı bile simsiyahtır, bindiği atı gibi. 34 yaşındaki bu kadının gözükaradır. Erzurumlu Fatma Seher, Atatürk’ten iş ister. Mustafa Kemal, ona Kara Fatma lakabını uygun bulur. Mustafa Kemal için kadın erkek ayrımı yoktur. İnsan yürekli ise kafidir zira…


Kayseri, Mucur, Hacıbektaş, Kırşehir, Kaman derken dokuz günde yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbinin atacağı şehre varır: Ankara’ya…


https://www.ankaramasasi.com/makale/50950/ikinci-bolum-bilinmeyen-yonleri-ve-anilarla-mustafa-kemal-ataturk

Yorumlar (0)