Kemal Kılıçdaroğlu'ndan aday açıklaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, altılı masanın cumhurbaşkanı adayını açıklamamasına ilişkin "Önce biz kendi programımızı oluşturacağız. Hepimiz aynı şeyi söylemeliyiz ki söylem birliği oluşsun. Bunları oluşturmadan aday belirlemek asla asla doğru olmaz" ifadelerini kullandı.
Murat Saltan
|
09 Aralık 2022, Cuma - 09:58
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan aday açıklaması

KARAR TV'de Elif Çakır ve Taha Akyol'un konuğu olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Gündem Özel" programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bütçe görüşmeleri sırasında AK Partili Zafer Işık ile İYİ Partili Hüseyin Örs arasında çıkan kavgaya ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu "Böyle bir saldırı Meclis tarihinde ilk kez oldu. Bu suç üstü hali gerektiren bir olay. Savcıların hemen harekete geçmesi gerekiyordu." dedi.

Kılıçdaroğlu, altılı masanın cumhurbaşkanı adayını açıklamadan önce kriterlerini belirleme kararına ilişkin "Diyelim ki aday belli oldu. Daha hükümet programı üzerinde anlaşmamışız. Bir parti lideri ayrı açıklama yapacak, aday ayrı açıklama yapacak. Vatandaş demez mi ki, bunlar daha aralarında anlaşmamış. Önce biz kendi programımızı oluşturacağız. Bunları oluşturmadan aday belirlemek asla asla doğru olmaz. Bu çok tehlikeli bir şey, neyi nasıl yapacağımız konusunda anlaşmalıyız." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle;

Cumhurbaşkanı'nın bütçeye katılmaması

Yasayı değiştirerek Cumhurbaşkanı'nın bütçeyi savunmasını kaldırdılar. Yerine yardımcısı geliyor artık. Kendi bütçesini kendisinin savunması gerekiyor. Ortaya şöyle garip bir durum çıkıyor. Atanmış birisi Meclis kürsüsüne gelip seçilmiş bir vekile en ağır hakaretleri edebiliyor. Bir cumhurbaşkanı hazırladığı bütçeyi parlamentoya getirip savunmalı. Bu bütçenin vatandaşa ne getirdiğini anlatmalı, halka umut vermeli. Ama bunlar artık eskide kaldı. Kavga var dövüş var artık. Eskiden nitelikli tartışmalar olurdu.

2023 bütçesi hakkında ne düşünüyor?

Bütçe daha parlamentoya geldikten bir süre sonra rakamların değerini kaybettiğini görüyorsunuz. Böyle bir enflasyonun olduğu ortamda başka bir şey mümkün değil. Önümüzdeki aylarda bütçeye yeni ekler yapmak zorunda kalacaklar. Geçtiğimiz aylarda önceki bütçe için bunu yapmışlardı.

İkili bir yapı var devlette, bir saray bürokrasisi ve bakan bürokrasisi. Yukarıda alınan kararlar aşağıya yansırken ya tam yansımıyor veya eksik yansıyor. Garip bir devlet yapısı ortaya çıktı. O nedenle bütçeler halka umut vermiyor artık. Ülkede enflasyon çok fazla bu nedenle, 'Acaba asgari ücreti yılda 4 kere yenileyelim mi?' düşünmeye başladılar. 4 kere demelerinin nedeni de şu otoyollarda dolar bazında sözleşme yapıldığından fiyatlar sürekli değişiyor. Asgari ücreti de bari 4 kez düzenleyelim diye düşünüyorlar.

Asgari ücretin belli rakamı aşması halinde orta ölçekli şirketlere ağır yükler gelecek. Bu nedenle asgari ücretin vergi dışında tutulması lazım.

Zincir market tartışması

Temel beyin güzel bir tanımlaması oldu. 'Ülkenin 3 harfli sorunu aslında iktidar' demişti. Devlet yönetiminde bir acziyet olduğu için bir suçlu bulmaları lazım. Eskiden hep CHP suçlu derlerdi. Artık onu da diyemiyorlar. Bir açıklama yapıyor yetkili kişi domatesi tarladan sıfır maliyetle alsam, bu domates tezgahta 7 lirayı buluyor. Bunu iktidarın iyi değerlendirmesi lazım, nereden kaynaklanıyor bu artış şeklinde. Fideye zam, vergiye zam, akaryakıta zam, köprüye zam... Bunlar maliyetleri artırıyor. Devletin kurumları planlama yaparak bunların önüne geçmek için çalışacağına polisiye önlemler alıyorlar.

Madem bu zincir marketler fiyatları yükseltiyor buna Rekabet Kurumu'nun bakması gerekir. Eğer fiyatlar artıyorsa ceza kesersiniz. Buna kimse itiraz etmez. Siz bunları yapmıyorsunuz 3 firma var özellikle bir firmaya saldırıyorsunuz. Bunlar doğru değil. Belediye zabıta memuruna git ceza ver diye talimat veriyorlar.

Enflasyonun baz etkisiyle düşmesi

Hayatın gerçeği şu, ben bir tüketici olarak markete gittiğimde domatesin fiyatı düşmediyse enflasyon düşmemiş demektir. İşin özeti vatandaş markete manava gittiğinde fiyatların düşüp düşmediğidir. O düşme fiyat artış hızının yavaşlaması anlamına geliyor. Enflasyonda artış sürüyor. Üretici fiyat endeksiyle tüketici fiyat endeksi arasında uçurum var. Üretici maliyeti çok yüksek yüzde yüzün üzerinde. Sonuçta üreten kişi üzerine kar ekleyip bunu yansıtmak zorunda. Fiyatlar mecburen yükselecek. Hayatın gerçeği fiyatın düşmediğini markette pazarda göreceksiniz.

Fiyat istikrar komitesi kurdular. Ne oldu? Hiçbir fiyatın düştüğünü gördünüz mü? Peynir fiyatı ilk kez et fiyatını geçti. Şunu kabul edelim Türkiye öngörülebilir bir anlayışla yönetilmiyor. Günübirlik kararlar alınıyor.

Merkez Bankası'nın görevi enflasyonu önlemek ama yasalara uymuyor. Faizi düşürdük diyorlar yüzde 9'la kimse faizle kredi alabiliyor mu? İlk kez ödenen faizler borcu aştı. Borç yüz liraysa faizi 110 lira oldu. Böyle garip bir tabloyla karşı karşıyayız.

Alınan borçlar

Şu olur mu? Bir ülkenin tepe yöneticisi ülke ülke dolaşıp para dileniyor. Bize dolar, euro, riyal verebilir misiniz diye. Böyle bir ülke yönetilebilir mi? Bunu önlemek için devlette liyakat olması lazım. Biz altı lider olarak bunu önleyeceğiz.

AK Parti'nin başörtüsü için Anayasa hazırlığına imza verecekler mi?

Önce hazırladıkları teklifi görmemiz lazım. İçinde başka maddeler var mı yok mu bunlara bakacağız. Kadının kılık kıyafetiyle siyaset uğraşmamalı. Biz siyasetin istismar etmemesi için kanun teklifi verdik. Onlar anayasa teklifi verelim dediler. Getirdikleri anayasa teklifini göreceğiz. Önce kendi içimizde gelen teklife bakacağız. İlla karşı çıkalım şeklinde hareket etmiyoruz. Biz sorunu Türkiye'nin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Türkiye'nin gündemi bu olmamalı. Ülkeyi nasıl büyütmeliyiz ülkenin gündemi bu olmalı. O yapay sorundan Türkiye'yi çıkarmak istiyoruz. Eğer bizim dediğimizi yapıyorlarsa memnun oluruz.

Erdoğan bizim teklifimizin üzerine anayasa çıkışıyla gelerek, yine başörtüsünü istismar etme yolunu seçti. Vay sen nasıl başörtülülerin kılık kıyafetiyle uğraşmıyorsun diyor. Niye itiraz etmiyorsun diyor. Bizim amacımız bu alanı tümüyle siyasetin dışına çıkarmak. Ben eminim ki bu teklifin içinde bir değil bir kaç madde olacak. Erdoğan ben nasıl bunu siyasete malzeme yaparım diye düşünüyordur. Orban'ın Macaristan'da yaptığını Türkiye'de yapmak istiyor. Kaç madde geleceğini bilmiyoruz. Geldikten sonra ona göre karar vereceğiz. Bizim yasal önerimize ters düşmüyorsa altına imza atarız. Referanduma götüremezler. Başörtüsüne itiraz eden yok ki...

Altılı masadaki çalışmalar

Var olan sistemin değişmesini istiyoruz. Bunun içinde anayasa değişikliği gerekiyor. Bizi bir araya getiren temel etmen, varolan sistemin değişmesi. İlk çalışmayı bu sistemi nasıl değiştiririz üzerine yaptık. Güçlendirilmiş parlamenter sistemin esaslarını belirledik. Bu esasların ileride bir tartışmaya zemin açmaması için kanun maddelerini yazdık.

Demek ki hükümet olurken uzun sürecek tartışmaları daha hükümet kurmadan tartıştık ve önemli mesafe aldık. Şimdi sıra hükümet programına geldi. 72 maddeden oluşan yapacaklarımıza dair program hazırlıyoruz. İktidara geldiğimizde ne yapacağımız o gün belli olacak. Hazırlıklarımız büyük ölçüde tamam. Bir sonraki toplantıda bunun yüzde 95'i bitmiş olabilir.

6 ay içinde topluma nefes aldıracağız. 1 yıl içerisinde ekonomide toparlama dönemi başlayacak. Hem bizim hem de yabancı işverenlerin Türkiye'de yatırım yapacağına inanıyoruz. Çünkü önlerini görmüş olacaklar. Aldığımız ekonomik kararların ne kadar doğru olduğunu ifade edeceğiz. Ekonomiyle ilgili çalışmalar altılı masanın bu toplantısında bitmeyebilir. Ama bir sonraki toplantıda kesin biter. Artık 15 günde bir toplanacağız. Çünkü seçim geliyor.

Benim şahsi kanaatim ekonomiye ilişkin 1,5 yıl içinde pek çok sorun çözülür. Vatandaş ve işveren yapılan işleri görür ve bir güven oluşur. AB'nin demokratik standartlarını ülkemize getirmek istiyoruz. O haklara bizim halkımız da sahip olsun. Bu konuda da görüş birliğimiz var. Bu koşullar oluştuğu takdirde ülkeye ciddi yatırımlar gelecek. İngiltere'de de iş insanlarıyla bunu görüştüm.

Aday neden açıklanmıyor?

Diyelim ki aday belli oldu. Daha hükümet programı üzerinde anlaşmamışız. Bir parti lideri ayrı açıklama yapacak, aday ayrı açıklama yapacak. Vatandaş demez mi ki, bunlar daha aralarında anlaşmamış. Önce biz kendi programımızı oluşturacağız. Hepimiz aynı şeyi söylemeliyiz ki söylem birliği oluşsun. Bunları oluşturmadan aday belirlemek asla asla doğru olmaz. Bu çok tehlikeli bir şey, neyi nasıl yapacağımız konusunda anlaşmalıyız.

Ayrıca sorun aday meselesi değil. Sorun sistemde. Devletin kurumlarını sağlıklı olarak oluşturursanız o zaman Ali gelir yönetir Veli gelir yönetir. Bizim ikinci yüzyıla çağrı programında söylediğimiz neydi? Ülkenin sürekli bir kurtarıcı beklemek durumundan kurtarılması. Bu devlet dediğiniz kurumun sağlıklı işleyişini sağlamamız lazım. Artık devletin kurumları sıcak siyasete alet olmamalı. Belçika'da iki yıl hükümet kurulamadı ama kimse devlet nerede demedi. Önemli olan sistemi oturtmak. Artık Türkiye bir daha bu tür krizlere girmesin. Bu ülkenin o kadar nitelikli insanları var ki... Merkez Bankası'nın başına getireceğiniz kişi hem para hem ekonomi politikasını izleyecek. Plan yapacaksınız o planlar bir saat gibi çalışacak. Vatandaş kolundaki akrep ve yelkovanı görür. Akrep ve yelkovanın arasında bir mekanizma var, sürekli dönen çarklar var. İşte o çarklar devlettir. O çarkların birisi Merkez Bankası'dır, birisi planlamadır, birisi Hazine'dir, birisi Dışişleri Bakanlığı'dır. Bunların tamamımın aynı hedefe kilitlenmesi ve aynı politikayı değişik yerlerde yapmaları gerekiyor. Bunu yapacak olan bürokrasidir. Talimatı verecek olan da siyaset kurumudur. O mekanizmalar bozuldu, akreple yelkovan da doğruyu göstermiyor. Biz hem mekanizmayı düzeltmek istiyoruz hem de akreple yelkovan doğruyu göstersin istiyoruz. Devlet partilerin sıcak siyasetine alet olmamalı. Türkiye yeni bir ufka açılmak zorunda.

Cumhurbaşkanı adayı nasıl olmalı?

Cumhurbaşkanı adayı elbette önemli. Devletin nasıl yönetilmesi gerektiğini bilmesi lazım. Diyelim ki elektrikler arıza yaptı, ilk gidip sigortaya bakarsınız. Cumhurbaşkanı sigortadır. Krizleri çözecek makamdır. Krizi çözecek anahtar cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanı akil bir insan olmak zorundadır. Ön yargısız olmak zorundadır. Toplumu kucaklayıcı olmalıdır. Cumhurbaşkanı adayını belirleyecek olan altılı masadır, biz de o karara uyacağız.

Topluma biraz umut vermemiz lazım. Toplumda bir beklenti var. O beklentiyi güçlendirmemiz lazım. Gençler geleceklerini yurt dışında arıyor onlara iyi bir gelecek vaat etmek lazım. Bunu sadece ben yapmıyorum diğer liderler de yapıyor. Altı liderin temel hedefi daha güzel bir Türkiye inşa etmek. Her birimizin belki dünyaya bakışı farklı. Ama demokrasi konusunda bir araya gelebildik. Bu birlikteliği büyütmemiz lazım.

EYT açıklaması

EYT ile ilgili net bir görüş çıkmadı ortaya. Bu konuyu çözmek için EYT'lilerle bir masaya oturmalılar. Türkiye'de ilk çıktığında aktüerya hesabını bilen kişi yok. Sosyal güvenlik kurumunu oluşturmuşuz, aktüerya hesabını bilen kişi yok. Sistemde sorun çıkmaya başladığında rahmetli İsmet İnönü, Uluslararası Çalışma Örgütü'nden bir aktüer ister, bizim sistemi kontrol etsin diye. Zelenka gelir ve Türkiye'de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun aktüerya hesaplarına bakar, 'bugün için para iyidir ama ileride önlem alınmazsa açıklar çıkar' diye rapor verir, o dönemin hükümetine. O dönemde de bizde aktüerya bölümü oluşturulur. 12 Eylül'den sonra aktüerya bölümü kapatılır. Yıllar sonra Hacettepe'de ve İstanbul Üniversitesi'nde aktüerya bölümü açıldı. Bizde sistemin içerisinde aktüerler olmadığı için neyin ne olduğu belli değil. Normalde emekli maaşına zam yapacaksanız aktüerin görüşünü almanız lazım. Normalde EYT'lilerin durumunu da aynı çerçeve içerisinde düşünmek lazım. Devlette liyakat olsa bütün bu yapılar oluşur. İktidara geldiğimizde bu meseleyi aktüeryaların görüşünü alarak ve kayıt dışı ekonomiyi kayda alarak çözeceğiz.

http://www.ankaramasasi.com/haber/1995651/kemal-kilicdaroglundan-aday-aciklamasi
İlginizi Çekebilir

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.