Süleyman Beledioğlu'ndan YKS adaylarına tavsiyeler

Eğitim uzmanı Süleyman Beledioğlu, 26-27 Haziran'da düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesinde adaylara altın değerinde tavsiyeler verdi.
Can Güvenir
|
18 Haziran 2021, Cuma - 14:02
Süleyman Beledioğlu'ndan YKS adaylarına tavsiyeler

Üniversiteye giriş sınavı olarak bilinen YKS için geri sayım hızlandı.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, 26-27 Haziran'da düzenlenecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2021-YKS) 2 milyon 607 bin 903 adayın başvurduğunu bildirdi.

Peki öğrenciler sınava sayılı zaman kala neler yapmalı? 

Ankara Masası Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Gökyıldırım'ın sorularını yanıtlayan eğitim uzmanı Süleyman Beledioğlu önemli tavsiyelerde bulundu. 

LGS sınavıyla ilgili "İyi bir liseyi kazanamazsanız, iyi bir üniversiteyi unutun" şeklinde bir görüşün hakim olduğunu belirten  Beledioğlu, benzer bir yaklaşımın da YKS'de bulunduğuna değinerek "İyi bir üniversiteyi kazanırlarsa iş garantisinin olduğunu zannediyorlar." dedi.

Bir üniversiteye bitirmenin hiçbir durumda belirleyici olmadığını ifade eden  Beledioğlu, "2018 yılında Dünya Ekonomik Forumunun raporunda enteresan bir rakama rastlıyorsunuz. 2030 ve 2050 dünyasıyla ilgili projeksiyonlar yapıyorlar. 75 milyon iş yok olacak, yerine 133 milyon yeni iş gelecek. O zaman o öğrencilerin, gençlerin beceri setlerini geliştirmeleri gerekiyor." şeklinde konuştu.

Öğrencilerin üniversiteye kazanamamaları durumunda gelecekte perişan olacaklarını düşündüklerini kaydeden Beledioğlu, bunu doğru bulmadığının mesajını vererek öğrencilerin "farklılaşması" gerektiğinin altınız çizdi.

Her öğrenciye ve aileye "İşletmelerinize uygun beceri ve yeteneği olmayan kişiyi alır mısınız" diye sorduğunu aktaran Beledioğlu, "Ben kötü olayım sen beni işe al. Böyle bir dünya yok. Ondan dolayı çocuklarımızın basit bir farklılaşmayla öne geçeceklerini çok iyi bilmeleri gerekiyor." ifadelerini kullandı. 

Öğrencilerin sınava 1 hafta kala stres seviyelerinin yükseleceğini bilmeleri gerektiğini kaydeden Beledioğlu, stres üzerine bir tabloyu paylaşarak adayların bu noktada kortizol hormonu salgıladığını dile getirdi. 

Öğrencilerin bu seviyedeyken konuları unuttuğunu, başına kötü bir şey geleceğini ve sınavla ilgili her olumsuzluğu düşündüğünü belirten Beledioğlu, benzer kaygıların sınav sırasında yaşanmayacağının mesajını verdi. 

"Çocuk aynı anda işlem hatası yapıp, aynı anda kaydırıp, aynı anda seçenek şaşırıp, aynı anda okuma hatası yapmaz. Ama sınavdan önce bunların hepsini birden yapacağını düşünür." diyen Beledioğlu, "Kaygı küçük küçük korkuların toplamına deniyor. Mesela çocuklar bugünlerde ne düşünüyor; Bildiğim halde yapamayabilirim. Her bir öğrencimiz şunu çok iyi bilsin, bir öğrencinin bildiği halde yapamaması diye bir şey yoktur. Bildikleri bütün soruları yapacaklardır. Onların 'Bildiğim halde' dediği ve sınavdan sonra hatırladıkları bildikleri değildir, kesin öğrenemedikleridir." değerlendirmesini yaptı. 

YKS adayları sınav sırasında nelere dikkat etmeli?

Sıvan anına ilişkin tavsiyelerde bulunan Beledioğlu, şöyle devam etti:

"3–4 tane sorunun tamamının altını çizerek çözmelerini tavsiye ediyorum. Sınavda dışardan bir ses çocukları rahatsız ederse, soruları fısıldayarak okumalarını tavsiye ederim. Yetiştirememeye karşı, önce yetiştirmek ne demek bunu tanımlayalım. Okuduğunuz zaman yüzde yüz çözeceğiniz soruların tamamını okumaya yetiştirme deniliyor. O zaman çocuklar sınavın başında yüzde yüz çözebilecekleri soruları okurlarsa yetiştirmiş olurlar. Yani turlama tekniğini öneriyoruz. Sınavdan önce hastalanabilirim korkusuna karşı şimdiden soğuk gıdalar, salamura gıdalar, soslu gıdaları yemeyin diyor hekimler. Sınavdan önceki akşam uyuyamayabilirim korkuyu yaşıyorlarsa, Londra Tıp’ın bir çalışmasını paylaşacağım; sınavdan önceki akşamlar düzenli uyuyan öğrenciler sınav akşamı hiç uyuyamasa dahi bundan olumsuz etkilenmiyorlar. İşlem hatası yapmaktan korkan öğrenciler, bütün işlemleri yazarak yapmalılar. Gözden yardım almaları gerekiyor. Okuma hatası yapmaktan korkan öğrenciler, seçeneklerin sonuna 'söylenemez', 'değildir' gibi yatay yazdıklarında A’yı okuyup 'söylenemez’i B’yi okuyup 'söylenemez’i göreceklerinden dolayı orada da gözden yardım alma yöntemini kullanabilirler. Kaydırmaya karşı da ara kontrol. Her 15 soruda bir kontrol edecekler. Bu kontrol süresi beyinlerinin dinlenip dikkatlerinin toparlanması anlamına geliyor."

"Adrenalin yorgunluğu diye bir şey var"

Gözlem büyüklüğü sıfır, analiz yeteneği olmayan verilerle çocuklara doğru taktik verilemeyeceğini vurgulayan Beledioğlu, "Çocuğun ara kontrol yapmasını zaman kaybı görüyorlar. Kardeşim doğru söylüyorsun da adrenalin yorgunluğu diye bir şey var. Dikkat rezervi diye bir kavram var. Bana söyler misin bununla ilgili bir tane bilimsel çalışma okudunuz mu, okumadınız. O zaman neden bu konuda okuyanları dinlemiyorsunuz? Bakın bu ülkenin geleceği çocuklara bilgisiz, ilgisiz, yetkisiz, FETÖ döneminden kalma hoca adı altında eğitimci olmayanlar videolar doldurup sosyal medyada abuk sabuk bilgiler veriyorlar. " dedi. 

Uluslararası olarak kullanılan " şuursuz rekabet" şeklinde bir kavram olduğunu belirten  Beledioğlu, "Zaman tükenmiş, yol tükenmiş, çare tükenmiş... İşte orada çocuğu rekabete sevk ettiğinizde, rekabet şuursuz oluyor. Futbolcuların maçın bitimine 2 dakika kala şuursuzca hücum ederken gol yemesi gibi. Çocuklarda son 1 hafta ne yaparsanız yapın sıçrama dediğiniz olguyu gerçekleştiremiyorsunuz. Orada çocuk şuursuz rekabete giriyor. Plansızlık oluşuyor. Planı yapsa kafasında zaman yok. Bunu ne zaman uygulayacağım diyorsunuz. Çocukların şu dakikadan itibaren daha çok dinlenmeleri gerekiyor, uyku düzenine dikkat etmeleri gerekiyor. Tabii ki deneme sınavları da çözmeleri gerekiyor. Bu son 1 haftadaki deneme sınavlarında aldıkları sonucun gerçek sınav sonucunu yansıtmayacağını da çok iyi bilmeleri gerekiyor. Çünkü çocukların dikkati gerçek sınava odaklanmıştır. Bu deneme amaçlı sınavlara yüzde yüz odaklanma gerçekleşemiyor. Anne ve babalara, çocuklarının deneme sınavlarındaki düşüşünü dikkate almamalarını tavsiye ediyorum." şeklinde konuştu.

Programın sonunda çocuklara yönelik mesajı sorulan  Beledioğlu, şunları söyledi:

Çocuklarımızın şunu yapması gerekiyor. Bunun adına da koşulsuz motivasyon deniyor. Sınav akşamı uyuyamasam da, dışarda gürültü de olsa, gözetmen topuk sesi de çıkartsa, arkamda biri burnunu da çekse, midem de ağrısa ben bu sınavı kazanacağım dediklerinde, aslında o olumsuz uyaranların bir kısmı beyinlerine yaklaşmadan uzaklaşıyor. Öğrencilerin bilinçli irade diye ifade edilen 'koşulsuz motivasyonu' benimsemeleri gerekiyor. Şöyle olursa kazanırım, böyle olursa kazanamam şeklinde bir ikileme girdiklerinde, zihinlerindeki dinamizmi kaybettiklerini çok iyi bilmeleri gerekiyor. 

Bakın geçen sene, İstanbul Tıp Fakültesi 186 netle öğrenci almış. 1 yıl önce kaç  176. 10 net fark var. Bununla ne anlatmak istiyorum; Çocuklarımız okulları kurumları 2019’u baz alarak deneme sınavı yapıyor, çocuklarımız bir bölümün 2020’deki netine bakarak, kendi netlerini de ele alarak bunu kazanır mıyım kazanamaz mıyım diye düşünmesinler. Geçen seneye göre daha düşük netlerle sınavı kazanabilirler ama bunun için de sınav sonuçlarını beklememiz gerekiyor. Yani sınav sorularının zorluğunu beklememiz gerekiyor. 



https://www.ankaramasasi.com/haber/840805/suleyman-beledioglundan-yks-adaylarina-tavsiyeler
İlginizi Çekebilir

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.