Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, senaryolardaki tehlikelere dikkat çekti

Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, bir dizide yer alan bekaret muayenesi sahnesinin oldukça tehlikeli olduğunu söyledi. TCK'ya göre yasal olmayan bu kontrolün dizide herkese yapılabilirmiş gibi gösterildiğini ifade eden Demirci, 'film kurulu' kurulmasını tavsiye etti.
Can Güvenir
|
26 Nisan 2021, Pazartesi - 15:39
Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, senaryolardaki tehlikelere dikkat çekti

Psikiyatrist Dr. Onur Okan Demirci, Ankara Masası Özel yayınında konuştu. 

Psikoloji temalı dizi ve filmlerin dünya genelinde yaygınlaştığını belirten Demirci, bunun nedenini seans kapılarının kapanması ardından içeride neler olduğuna yönelik merak olarak açıkladı.

Bir danışanla görüşecekleri zaman yakınlarının da içeriye girmek istediklerine dikkat çeken Demirci, "İnsanlar içeride neler olduğunu merak ediyor. Bu dizi ve filmlerle birlikte içeride neler olduğuna dair bir şeyler yazılmaya başlandı. Ne kadar doğru olduğu tartışılır ama insanlar meraktan izlemeye başladılar. Her izleyen kendinden bir parça bulmaya başladı. O parçalar bulundukça toplumdaki, tırnak içinde deli algısı yıkıldı. Bu algınını yıkılmasıyla birlikte 'evet psikoloğa gidebiliyormuşuz' gibi sağlıklı bir algı oluşmaya başladı. Dizilerin ve filmlerin getirdiği en güzel şeylerden biri bu algının yıkılması." dedi.

Tartışma yaratan sahneyi hatırlattı

Bu tarz dizi ya da filmlerin çekim aşamasında çok dikkat edilmesi gerektiğini savunan Demirci, sosyal medyada da yankı uyandıran bekaret muayenesi sahnesini hatırlattı.

TCK'ya göre de yasal olmayan bu kontrolün dizide herkese yapılabilirmiş gibi gösterildiğini ifade eden Demirci, "Bu oldukça tehlikeli bir nokta. Çünkü bu yapımlar milyonlarca kitleye ulaşıyor. Senaristlerin büyük sorumlulukları var. Bu sorumlulukları bilerek düzenleme yapmalılar. Hem adli anlamda hem de psikiyatristten destek almaları çok önemli." şeklinde konuştu.

Araştırma yapmak yerine kulaktan kulağa oynayan bir toplum olduğumuza işaret eden Demirci, "Dizi ve filmleri bilimsel kaynak olarak gösteren çok kişiye şahit oldum. Bu çok ince ve hassas bir nokta. Senaristlerin çok ama çok dikkat etmeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Bir denetleme mekanizmasının olması gerektiğine vurgu yapan Demirci, "Senaristler bizim alanda olan insanlar değil. Senaristler, senaryo yazman için bu alanda eğitim alan kişilerdir. Gerek hukuk içindeki gerekse bizim alandaki boyutlarını bilmezler. Bu anlamda bir senaryo yazıldıktan sonra bu tarz hassas konularda bir denetim mekanizması ya da danışmanlık alınan bir yerler mutlaka olmalı. Doğruluğu teyit edilmeli. Gerekiyorsa bir kurum olmalı. Nasıl Bilim Kurulu'na danışılarak pandemiyle ilgili önlemler alınıyorsa bunun gibi film kurulu da yapılabilir. Film kuruluna danışılarak senaryolardaki bu tür hataların giderilmesi sağlanabilir " değerlendirmesinde bulundu.

EMDR uygulaması nedir?

EMDR uygulamalarına değinen Demirci, bu yöntemde deprem, sel gibi travmatik olayın büyüklüğünü konuşmadıklarını söyledi. 

Kişinin algıladığı tehdit boyutunu ele aldıklarını belirten Demirci, küçük bir çocuğun alışveriş merkezinde anne ve babasını göremeyince kapıldığı dehşeti örnek gösterdi.

Yaşananların küçük bir olay olarak görülebileceğine ancak çocuğun "Terk edilme" düşüncesine kapılabileceğine vurgu yapan Demirci, "O ana gittiğimizde bu olayın çocuk için çok önemli olduğunu görüyoruz. Temelde biz bu tür durumları hedefliyoruz." şeklinde konuştu.

Uygulamanın "bilinç altı temizliği" olarak algılanmaması gerektiğini söyleyen Demirci, "Bunlar doğru şeyler değil,  bilinç altı temizliği diye bir kavram yok. Bunlar yeniden işlemedir. Algıyı değiştirmek daha doğru olabilir. Algılanan bir yanlışı, algılanan bir yanlışa çevirmeye çalışıyoruz. Silme diye bir şey yok. Silme diye bir yöntem olsa, boşluklar kalır. Anı boşluklarından zihin inanılmaz rahatsız olur. Buna benzer rahatsızlıklar var." açıklamasında bulundu. 

Bazı rahatsızlıklarla oluşan boşlukların zihin tarafından yalanlarla doldurulmaya başlandığını kaydeden  Demirci, "Bu yüzden bizim amacımız silmek değil. Böyle bir hedefimiz yok. Biz sağlıklı bir şekilde bu süreci yeniden değerlendirmek istiyoruz." dedi.

Bu yöntemde kişinin kendine verdiği telkinin çok önemli olduğunu vurgulayan Demirci, "Bu bir nevi yolculuk. Siz de geçmişe dair anılar canlandırabilirsiniz. Buradaki tek olay bunun sizin iç sesinizle giden bir süreç. Şimdiki haliniz ile geçmişteki halinizin iletişim kurduğunu düşünün. Temelde özü bu" ifadelerini kullandı. 


Sınav kaygısını atlatmak için neler yapılmalı?

Sınav kaygılarına değinen Demirci, "Bu kaygıların da geçmişte çok karşılığı var. Bir çocuk bu kaygıyı ortaya çıkarıyorsa mutlaka bir nedeni vardır. Ailenin beklentileri ve bunların çocuk üzerindeki rolleri var. Örneğin çocuk bu sınavda neden başarılı olma ihtiyacı duyuyor. Bunları konuşarak kaygının temeline iniyoruz" dedi. 

Gripteki burun akıntısını sınav kaygısına benzeten Demirci, "Bu sadece bir belirti. Temelde oraya yerleşmiş bir virüs var. Biz o virüsü tedavi etmediğimiz sürece her sınav dönemi, ya da sınava benzeyen her türlü olayda çocuk bu kaygıyı hissedecektir. 

Sınava kısa bir dönem kaldığı için burada yapılabileceklerin öğrenmeye ve belleğe yönelik olabileceğine işaret eden Demirci, şöyle devam etti: 

"Örneğin iyi bir uyku. Günde 8 saatlik bölünmeyen sağlıklı bir uyku sağlıklı bir sınava hazırlık için ilk şart. İkincisi beslenme. Bağışıklık sistemi hücreleri ve öğrenme sistemi hücreleri benzer köklerden geliyor. O yüzden sağlıklı beslenme çok önemli. Sınavdan 1 gün önce ara vermek çok önemli. Depolanma hemen gerçekleşen bir şey değil, sık tekrarla gerçekleşen bir şeydir. Daha da güçlendirmek istiyorlarsa şunu önerebilirim; akustik kodlama dediğimiz bir durum. Okurken bir yandan yazmak hem görsel kodlamayı güçlendiriyor, yazdığınız şeyi  sesli tekrar etmek sesli kodlamayı sağlıyor. Bunu karşınızda biri varmış gibi anlatırsanız daha sağlam öğrenme anlamına gelir. Kısa vadede ancak bunları önerebilirim. Uzun vadede kaygının temeline inmek gerek."


https://www.ankaramasasi.com/haber/733730/psikiyatrist-dr-onur-okan-demirci-senaryolardaki-tehlikelere-dikkat-cekti
İlginizi Çekebilir

Yorumlar (0)

Yorumunuz İletilmiştir.