“Hem siyasi hem vicdani liderliğiyle…” Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ilk kez açıkladı

HM
Haber Merkezi Editör
YAYINLAMA
15 Mayıs 2020 15:21
“Hem siyasi hem vicdani liderliğiyle…” Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ilk kez açıkladı
HM
Haber Merkezi Editör

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, Musiki Muallim Mektebi Sohbetlerinde

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin, imkanları ölçüsünde ve hiçbir karşılık gözetmeksizin diğer ülkelere yardım ettiğini söyledi.

Kalın, “Bu, Cumhurbaşkanımızın hem siyasi hem de vicdani liderliğiyle, diplomasi ve uluslararası ilişkilere kattığı çok önemli bir boyuttur” dedi.

İbrahim Kalın, Mamak Belediyesi’nce online olarak yapılan Musiki Muallim Mektebi Sohbetleri programına konuk oldu.

Serdar Tuncer’in sorularını cevaplandıran Kalın, kendisinde iz bırakan bir hatırasını ilk kez yayında paylaştı.

İbrahim Kalın, yıllar önce, büyük bir kuraklığın yaşandığı, binlerce insanın hayatını kaybettiği ve dünyanın unuttuğu bir zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Somali’ye gittiklerini söyledi.

Erdoğan’ın “Burada büyük bir insanlık dramı var, elimizde ne varsa imkanımız, kaynağımız neyse toparlayalım” talimatı üzerine Türkiye’de kampanyaların başladığını anlatan Kalın,  Eş Şebap’ın terör tehdidine rağmen yıllar sonra ilk kez Mogadişu Havalimanı’na Türk uçaklarının indiğini belirtti.

İbrahim Kalın, gittikleri dönemde, binlerce insanın 40 derece sıcakta, güneş altında ve kuru toprak üzerinde oturduğunu, bir tek çadırın bile bulunmadığını kaydetti.

Kalın şöyle dedi:

 “Bir anne -Cumhurbaşkanımız ve Emine Hanım da oradaydı anlatıyorlar o zaman Somali’nin Cumhurbaşkanı da yanımızda. Tercüman yoluyla anlatıyor başından geçenleri nasıl geldiğini, nereden geldiğini. İşte şuradan geldik diyor, günlerce yoldaydık ki zaten görüyorsunuz hiçbir şey yemediği, besin alamadığı, çocuklarını besleyemediği… O kadının bir cümlesi üzerine biz bir deprem olduğunu hissettik adeta orada. Kucağında bir bebeği vardı. ‘Bir bebeğim daha vardı, hangisini yanıma alacağıma karar verme anıydı’ dedi. Tabi hani sözün bittiği yerler vardır ya, öyle bir anı yaşadık orada. Ben Cumhurbaşkanımızın da o halini çok iyi hatırlıyorum. Zaten oraya kararlı gitmiştik biz Somali’ye yardım etmeye. Kararlılığımız bin kat arttı öyle söyleyeyim. Ve hamdolsun 10 yıl sonra bakın Somali çok daha başka bir yer. Mogadişu’ya gittiğinizde hastanesi var, limanı var, yolu var. İyi kötü bir ekonomisi var. Tabi gidecek çok yolu var daha. Ama en azından oralardan buralara geldi. Bu nasıl oldu? Gene 2011’de de Türkiye dünyanın en zengin ülkesi değildi. Biz en büyük ekonomik imkanlara sahip ülke değildik. Ama o bir ışık, bir kararlılık, o bir dokunuş bütün dünyanın dikkatini Somali’ye çevirdi. İnsanımız bunu sahiplendi. Hatırlayın yardım kampanyaları yapıldı ve binlerce insanın hayatı kurtarıldı.”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin yardımları tamamen insani ve vicdani çerçevede yaptığının altını çizdi.

Kalın,“Verdiğiniz her şey bereket olarak geri dönüyor. Yani Allah razı olsun Cumhurbaşkanımızın o hem siyasi liderliği hem de vicdani liderliğiyle diplomasiyle uluslararası ilişkilere kattığı çok önemli bir boyuttur bu. Gittiğimiz her yerde Somali’de, Arakan’da başka yerlerde insanların Allah Türkiye’ye daha fazla versin duası bakın kendi ülkesi için dua etmiyor. Türkiye için dua ediyor.” şeklinde konuştu.

İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra imkânları zorlayın. Maskeyse maske, tulumsa tulum, mutlaka bunları ihtiyaç sahiplerine ulaştırın, onların duası bize yeter. “ dediğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Hakk’tan ve halktan aldığıyla beslenen bir lider”  olarak niteleyen Kalın, şöyle devam etti:

“Bu büyük bir nimet tabi bizim için büyük bir onur. Yani böylesine büyük bir liderin yanında çalışıyor olmak yükünü hafifletmeye çalışmak, görev almak, yani milletin derdiyle dertlenebilmek onunla bu yolculuğu birlikte yapabilmek büyük bir nimet onu söyleyeyim. Her gün onun siyasi sezgilerinden birikiminden bizde birçok şey öğreniyoruz. Kararlılığından, duruşundan, o dediğiniz yönü de vardır tabi. Yani o mazlumla birlikte oturmayı dertlenmeyi de bilir zalimin karşısında dik durmayı da bilir. Bunu yaparken iki yerde de asaletini korur. Önemli olanda budur zaten yani bu mücadeleyi verirken insanın o asli değerini içindeki asaletini koruyabilmesi çok kolay bir şey değil. Çünkü insan zayıf bir varlık son tahlilde almadan vermek Allah’a mahsus. Yani siz bir şey veriyorsanız insana, dostuna, çevresine, topluma ne veriyorsunuz imkan veriyorsunuz dostluk veriyorsunuz yardım ediyorsunuz sevgi veriyorsunuz, vaktinizi ayırıyorsunuz, sürekli siz bir şeyler veriyorsunuz sizde bir yerden beslenmek zorundasınız. Doğru yerden beslenirseniz doğru yerden kastım mekânsal anlamda değil hiyerarşi anlamında (Hakk’tan) doğru yerden besleniyorsanız o zaman verebilecek bir şeyiniz var demektir. Ben bunu mesela Cumhurbaşkanımızda çok görüyorum. O Hakk’tan ve halktan aldığıyla beslenen bir lider.”

[embed][/embed]

Yorumlar (0 yorum)
Yorum kurallarını okudum ve kabul ediyorum.
Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum ekleyen siz olun.